Forumdan En İyi Şekilde Faydalanmak İçin KAYIT Olmanız Gerekmektedir.    
Sanal Dünyanın Efendisi

Frmsanal.com

Sanal Dünyanın Efendisi

Göz hastalıkları....Hepsi var...

 Envai Çeşit & Genel Kültür & Hasbihal & Eğlence Katagorisinde ve  Sağlıklı Yaşam ve Hastalıklar Forumunda Bulunan  Göz hastalıkları....Hepsi var... Konusunu Görüntülemektesiniz.=>hipermetropi hipermetropi Cisimlerde gelen görme noktasının tam üstünde kesilmesi gerekirken, daha çok göz küresinin boyunun normalden uzun olmasına bağlı olarak ...

Loading
Geri git   Sanal Dünyanın Efendisi > Envai Çeşit & Genel Kültür & Hasbihal & Eğlence > Sağlıklı Yaşam ve Hastalıklar

Sağlıklı Yaşam ve Hastalıklar Sağlıklı yaşamın sırları ve her türlü hastalık hakkında bilgiler edinebileceğiniz bölümümüz..


Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28-12-2009   #21 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

hipermetropi



hipermetropi

Cisimlerde gelen görme noktasının tam üstünde kesilmesi gerekirken, daha çok göz küresinin boyunun normalden uzun olmasına bağlı olarak görme noktasının önünde oluşmasıdır.

hipermetroplar, değişen seviyelerde bu rahatsızlığı tolere edebilirler. Ancak uzun süren yakın mesafeli çalışmalarda ve 40 yaş sonrası net görmekte zorlanırlar ve baş ağrısı oluşur. Bunun sebebi, gözün uyum mekanizmasının yetersiz gelmesi ve gerekli olan artı numaralı düzeltmenin gözün iç merceği tarafından yapılmamasıdır.

Bu bozukluğun düzeltilmesinde ilk adım ince kenarlı artı numaralı mercekleri gözün önüne yerleştirerek görüntüyü optik olarak tekrar görme noktası üzerine taşımaktır. Bu sayede görüntü görme noktası üzerine düşer ve net bir görüntü oluşur. Artı numaralı mercekler görüntüyü bir miktar büyütürler. Buna bağlı olarak bu gözlüğü takan insanların gözleri de büyük görünür.

Özellikle çocuklarda ve genç insanlarda gözün yakını net görmek amacıyla kullandığı uyum mekanızması sayesinde
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #22 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

iris iltihabı iritis



iris iltihabı iritis

Sıklıkla genç erişkinlerde görülür ve vakaların çoğunda neden frengidir. Kornea yaraları, şeker hasta1ığı, romatizma, diş apseleri ve burun iltihapları da iritis nedenleri olabilir.

Belirtileri:

Gözde şiddetli ağrı duyulur. Göz aşırı sulanır ve kızarır. Hasta, parlak ışığa bakamaz. Korneanın rengi bulanıklaşır ve gözbebeğinin ışığa karşı refleksleri düzensizleşir.

Seyri:

Gözbebeğinin refleksleri zamanla tamamen kaybolur ve görme iyice bulanıklaşır. Böyle bir kriz birkaç hafta sürebilir.

Tedavi:

Nedene yöneliktir. Dinlenme, camları koyu renkli gözlük kullanılması, fazla okumaktan kaçınılması salık verilir. Ayrıca, göze ılık pansuman yapılır ve ağrı giderici ilaçlar verilir. Atropinli damlalar ya da merhemler kullanılır
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #23 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Kirpik Dibi Iltihabi: Blefarit



KİRPİK DİBİ İLTİHABI: BLEFARİT

Blefarit ne demektir ?
Blefaron Latincede gözkapağı anlamına gelir. Blefarit gözkapağının iltihabi bir hastalığıdır. Her iki cinsiyette, her yaşta görülebilir ve oldukça yaygındır. Blefarit süreğen bir hastalıktır, tedaviye rağmen tekrarlayabilir.

Blefarit hastalığı, anatomik ve klinik özellikleri açısından ön ve arka blefarit olarak ikiye ayrılır. Ön blefaritte gözkapağının özellikle dış kenarı, kirpik dipleri etkilenir. Ön blefarit, bakterilerin aşırı miktarda çoğalmasına veya derinin yağlı-kepekli olmasına bağlıdır. Arka blefarit ise kapağın göze değen arka kısmını etkiler ve buradaki gözyaşı yağ bezlerinin anormal olmasıyla ilişkilidir.

Vücutta ve gözde başka hastalıklarla birlikte olabilir mi?
Blefaritli hastalarda akne rosasea ve seboreik dermatit gibi cilt hastalıkları sık olarak görülür. Bu hastalıklardan ilki, yüz derisinde kızarıklık ve kabalaşma, diğeri ise ciltte aşırı yağlanma ve saç kepeklenmesi gibi belirtilerle kendini gösterir.

Blefaritli hastalarda konjonktivit, kuru göz, kirpik batması gibi diğer göz hastalıkları da sıktır.

Blefaritin nedeni nedir ?
Blefaritin gelişmesinde gözkapağında normalde de bulunan bazı bakterilerin aşırı miktarda çoğalması önemli bir rol oynar. Bu bakterilerin artıkları, toksinleri iltihabi belirtilere neden olur. Cildin yağlı olması ve gözkapağındaki yağ bezlerinin anormal olması, bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırır. Çeşitli virüsler, allerjik etkenler, ilaçlar, sigara dumanı, kimyasal maddeler de blefarite yolaçabilir.

Blefaritin belirtileri nelerdir ?
Blefarit her iki gözde batma, yanma hissi, kızarıklık, sulanma, kaşıntı, çapaklanma gibi yakınmalara neden olabilir. Gözkapaklarında kızarma, şişlik, kirpiklerde düzensizlik, yapışıklık ve dökülme meydana gelebilir. Blefarit tanısı göz muayenesi ile konur.

Blefarit başka sorunlara yolaçabilir mi ?
Blefarit, gözkapağı bezlerinde tekrarlayan, akut iltihaplara (arpacık) ve sert şişkinliklere (şalazyon) zemin oluşturabilir. Özellikle yaşlılarda kirpiklerde içe dönmesi, göze batması ve dökülme gibi sorunlar gelişebilir.
Blefarit gözün görme işlevini etkilemez. Çok nadiren gözün kornea tabakasında iltihaba ve görme sorunlarına neden olabilir.
Göziçi ameliyat geçirecek hastalarda, ameliyattan sonra enfeksiyon gelişmesi riskini arttırabilir.

Blefarit
Gözkapağı kenarlarının düzenli temizlenmesi ve bakımı tedavinin temelidir. Hastalar gözkapağı bakımını uzun süre uygulamalıdır.

Bu bakımda önce gözkapağı kenarına, yakmayacak biçimde, sıcak pansuman uygulanır. Böylece birikmiş ve sertleşmiş olan yağlı maddeler, kabuklar yumuşar. Daha sonra ıslak bir gazlı bez ya da kulak pamuğuyla gözkapağı kenarına sürtülür, kirpik dipleri ve çevresindeki birikintiler temizlenir. Son aşamada gözkapağı kenarına antibiyotikli-steroidli ilaçlar uygulanır. Gözkapağı temizliği için göz doktorunuz hazır karışımları veya bebek şampuanlarını kullanmanızı tavsiye edebilir.

Bu tedaviye bazı hastalarda yapay gözyaşı damlalar da eklenir.

Bazı hastalara 1-2 ay süreyle ağızdan antibiyotikli ilaç kullanması önerilir.

KAYNAK:
HALKA YÖNELİK EĞİTİCİ SAYFALAR
Dr. Bülent Yazıcı
Uludağ Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı, Bursa
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #24 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Katarakt



Katarakt

Kataraktın kelime anlamı "hızla aşağı doğru akan su" ya da başka bir deyimle "çağlayan" dır. Bu benzetmenin ilk kullanımı 11. yüzyıla kadar dayanmakta olup, arapça aynı anlama gelen “nuzul-el-ma” kelimesinin latince ifade edilmesiyle ortaya çıkmıştır, halkımız arasında da yine aynı benzerlikten dolayı “ak su” ifadesi kullanılmaktadır.

Katarakt hastalığı, saydam olan göz merceğinin bu saydamlığını yitirmesi ve gözbebeğinden normalde alınan siyah reflenin, yerini opak-beyaz refleye bırakması ile karakterizedir. Tarih boyunca, bu beyaz refle, hızla akan suyun aldığı renge benzetilerek “katarakt” terimi kullanılmıştır, halen de tüm dünyada aynı ortak bir terim kullanılmaktadır.

Kataraktla birlikte renkler canlılığını kaybeder, görme azalır : Bulanıklaşan göz merceği, dışarıdan gelen ışıkların göz içine, görme noktasına ulaşmasını engeller, böylelikle kataraktlı hastalarda görme bulanıklaşır ve görme kalitesi düşer. Başlangıçta kataraktlı hastaların görmeleri henüz belirgin olarak azalmasa da dünyayı daha soluk ve cansız görürler. Başka bir deyişle katarakt gelişimi ile dünyaya açılan pencelerimize yavaş yavaş bulanık bir perde inmektedir. Diğer belirtiler ise özellikle aydınlık ortamlarda gözlerde kamaşma, gözlük numaralarında hızla değişme şeklinde özetlenebilir.
Yaşlılık kataraktında bir yandan görme bulanırken, diğer yandan da özellikle mavi renkte azalma, sarı renkte artma şeklindeki renk görme bozukluğunu görmekteyiz

Yaşamının ileri yıllarında, gelişen kataraktına bağlı olarak, ünlü ressam Van Gogh'un resimlerinde de sarı hakimiyetini dikkat çekicidir
Diabetik kataraktta ise, loş ortamda normale yakın görmeye karşın ışıklı ortamda azalan ve ışıkların etrafında halolar görmeyle karakterize görme yakınması belirgindir. Bu kişiler araç kullanırken, otomobil farlarından fazlaca etkilenirler. Bazen bu yakınma, normal oda aydınlatmasında ve loş ortamda iyi görebilen bir araç sürücüsü için ameliyat nedeni olabilir.

Diabetik kataraktta özellikle ışıklı cisimlere bakarken ortaya çıkan görme bozukluğu dikkat çekicidir. Katarakt gelişimini önlemek mümkün mü?
Katarakta neden olabilecek pek çok hastalık, ilaç ve çevresel faktör mevcuttur. Ancak, katarakt gelişiminin en önemli nedeni yaşın ilerlemesidir. İlerleyen yaş, nasıl bazı insanları diğerlerinden daha erken ve daha fazla etkiliyorsa, katarakt da bazı insanlarda daha erken ve belirgin olarak ortaya çıkar, ama yaşlanma önlenemedikçe, kataraktın da önlenmesi mümkün görünmemektedir. Günümüzde henüz katarakt gelişimini engelleyecek veya bulanıklaşan lensi tekrar saydamlaştıracak tedavi yöntemi bulunamamıştır.

Diabetik kişilerde katarakt iki kat sık görülür

Bazı hastalıklarda, özellikle de "Diabet"te katarakt sıklığı artmaktadır. Diabetli hastalarda hem yaşa bağlı katarakt daha erken ortaya çıkmakta, hem de yaşlılık kataraktından çok daha erken yaşlarda diabete bağlı katarakt görülmektedir. Diabetli hastalarda hastalık süresi, kan şekeri kontrolü ve yaş, katarakt gelişiminde etkilidir. Gelişiminde çok sayıda faktörün etkili olduğu kataraktın, önlenmesi de buna bağlı olarak güçleşmektedir. Ancak, diabet hastalarında iyi kan şekeri kontrolü kataraktın ilerlemesini yavaşlatabilir.

Kataraktın tedavisi ameliyattır

Oldukça sık görülen bir hastalık olduğundan, katarakt ameliyatının tarihçesi de milattan önce 2000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Yani 4.000 yıl önce de katarakt ameliyatı yapılıyordu. Tarih kitaplarında ilk katarakt ameliyatının Babil'de, bulanıklaşan göz merceğinin göze uygulanan bir darbe ile göz içine düşürülmesi şeklinde yapıldığı bildirilmektedir. Bulanıklaşan ve bağları güçsüzleşen mercek, gözün içine (vitreusa) düşürülerek, görme hattında yarattığı bulanıklık ortadan kaldırılıyordu. Yüzyıllarca bu ilkel, ancak başarılı teknik kullanıldıktan sonra 1747'de, yani bilinen ilk katarakt ameliyatından 3750 yıl sonra, daha modern bir teknik geliştirilmiş, bulanıklaşan mercek, göziçine düşürülmek yerine gözün dışına alınmaya başlanmıştır. Alınan merceğin yerine, bir başka mercek konulmadığı için, katarakt ameliyatı olan hastalar 1950'li yıllara kadar çok kalın camlı (10-13 dioptri) gözlüklere ihtiyaç duymuşlardır. İkinci dünya savaşında İngiliz savaş uçaklarının gölgeliklerinin yapımında kullanılan plastiğin, çatışmalar sırasında pilotların gözüne kaçtığı ve gözde yabancı cisim reaksiyonu yaratmadığı gözlenmiş, ilk göz içi merceği fikri bu şekilde doğmuştur. 1990'lı yıllara kadar, sert göz içi mercekleri başarıyla uygulanmış, son yıllarda katlanabilen (yumuşak) merceklerin geliştirilmesiyle günümüzdeki modern ameliyat tekniklerine ulaşılmıştır. Göziçi mercekleri, diğer organ protezlerinin aksine, bir daha değiştirilmesine gerek olmamak üzere, göziçine yerleştirilmekte, kişinin eskitemeyeceği kadar uzun süre yerinde kalmaktadır.

En konforlu ameliyat !

Sadece göz damlası ile sağlanan anesteziyi takiben dikiş gerektirmeyecek kadar küçük bir kesiden göz içine girilmekte, bulanıklaşan mercek ultrasonik ses dalgaları ile temizlenmekte ve yerine hasta için uygun göz içi lensi takılmaktadır. Ameliyat öncesi yapılan ölçümler sayesinde her bireyin ihtiyacı olan lens gücü belirlenmekte, bu sayede ameliyat sonrası gözlük ihtiyacı da en aza indirilmekte, hastanın beklentileri de göz önüne alınarak ideal gözlük numarasının elde edilmesi mümkün olmaktadır. Bu gelişmeler ve elde edilen başarılı sonuçlar dikkate alındığında katarakt ameliyatının en konforlu cerrahi girişim olduğu ortaya çıkmaktadır. Her görme azlığının tek nedeni katarakt olamayacağından, kişinin bu ameliyattan ne kadar yarar göreceği, ameliyat öncesi muayenelerle değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme, kataraktı bembeyaz hale gelmemiş, yani henüz gözdibi muayenesi yapılabilen olgularda % 100'e varan güvenilirliktedir.

Ameliyat kalitesinin artması ile paralel olarak, ameliyat zamanlaması da değişmiştir. Bugün katarakt ameliyatının zamanı, hastanın ihtiyaç duyduğu andır. Kişinin günlük aktivitesi, mesleki özellikleri dikkate alınarak hekim ile hasta birlikte ameliyat zamanını belirlemelidir. Net görmenin önemli olduğu mesleklerde kataraktın çok erken evrelerinde ameliyat yapılarak, görme kalitesini artırmak mümkündür.

Katarakt tekrar eder mi ?

Başarılı bir katarakt ameliyatından sonra kişide tekrar katarakt gelişmesi mümkün değildir. Çünkü kişinin opaklaşan merceği alınmış, yerine yapay bir mercek konulmuştur. Ancak, katarakt ameliyatı geçirmiş kişilerde, yapay merceği yerleştirdiğimiz yer, doğal mercek zarına (kapsülüne) ait ceptir. Bu zar (doğal merceğin kapsülü) zamanla opaklaşabilir ve hasta katarakt ameliyatından önceki gibi bulanık-mat görmeye, ışıkların etrafında halolar görmeye başlayabilir. Bu durumda, aynen bir göz muayenesi olur gibi, lazer bağlantılı biomikroskopa yüzünü yerleştiren hasta, tamamen ağrısız olmak üzere, opaklaşmış lens kapsülünün merkezinde yaratılan açıklıkla, önceki iyi görmesine kavuşturulur.

Diabetli hastaların yarısı hayatında bir kez ameliyat olmaktadır ve katarakt ameliyatı yapılan hastaların %10'unu diabetliler oluşturmaktadır. Lokal anestezi, diabetik olguların da sistemik durumlarına bağlı herhangi bir kısıtlama olmaksızın ameliyat olabilmelerine imkan sağlamaktadır. Bazen hastaların görme ihtiyaçları, bazen diabetik retinopatinin takibi ve laser fotokoagülasyon ile tedavisi için katarakt ameliyatı kaçınılmazdır. Ancak modern teknolojinin, tıbba sunduğu imkanlarla, katarakt ameliyatı bugün korkulacak bir girişim olmaktan çıkmış, en konforlu ameliyat haline gelmiştir. Aydınlık ve güzel günler dileğiyle...


Hazırlayanlar :
Op. Dr. E. Deniz Eğrilmez
Op. Dr. Sait Eğrilmez
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #25 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Keratokonus



Keratokonus

Keratokonus; korneanın normalde küresel olan yapısının giderek konik bir şekle dönüşerek incelmesinden kaynanan yüksek miyopi, yüksek ve düzensiz astigmatizma ve görme azlığına neden olduğu, çok da nadir rastlanmayan bir hastalıktır. Ortalama rastlanma oranı yüzbin kişide 30-250 arasındadır.
Bu kişiler gözlükten fayda görmeyecek (gözlükle tatminkar görme artışı sağlanamayacak) hale geldiklerinde, bu hastalık için üretilmiş sert kontakt lensler kullanılmaya başlanır. Kontakt lens ile tüm keratokonus olgularının % 80'i ömrünün geri kalanında tatminkar bir görmeyi yakalar. Ancak % 20'lik geriye kalan keratokonus hastaları, ancak gözün kornea tabakasinin 7.5-8.5mm'lik merkezi bölümünün, hastalıksız bir insanın korneası ile değiştirildiği ve halk arasinda "Göz Nakli", fakat gerçek anlamda "Kornea Nakli" adını verilen ameliyatla görmesi mümkündür.

Kornea damarsız bir doku olup organ nakillleri icinde red riski (alıcı kişinin vücudunun nakledilen dokuyu red etmesi riski) en düsük olanıdır.
Keratokonus olguları da kornea nakilleri arasinda en başarılı olanıdır. Nakledilen parçanın saydam kalma başarısı % 95'in üzerindedir. *

* Bu istatistiklerin alındığı Ege Ün. Tıp Fak. Göz Hast. Kliniği'nde her yıl yaklaşık 50 adet kornea nakli ameliyatı yapılmaktadır. Bu klinikte, olguların % 60-65'i keratokonustur. İzlenen olgu sayısı 350, yıllık nakil sayısı 50-55'tir.

Op. Dr. Sait Eğrilmez
Ege Üniversitesi Tip Fakültesi
Göz Hastalıkları Anabilim Dalı
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #26 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Kolobom coloboma



Kolobom coloboma

Kolobom; gözle ilgili herhangi bir oluşumun (göz kapağı, retina,iris gibi) doğumsal gelişim kusurudur. Genelde yarık şeklinde kendini gösterir. Gözün embriyolojisinde 4 haftalık fötus evresinde, gözü oluşturmak üzere ön beyinden çıkıntı yapan parçacık, gözün küresel bir yapıya dönüşmesi için kendi içine çökerek birleşir. Bu kapanma (birleşme) kusurları kolobom olarak bilinir. Durumun ağırlığına göre retina, makula, optik sinir, koroid, lens, iris, kapak kolobomu tekil olarak veya birkaçı bir arada ortaya çıkabilir. Ancak olay herzaman gözlerde belirgin bir yarık şeklinde algılanmamalı, göze ait herhangi bir oluşumun gelişiminin tam olarak tamamlanmadığı şeklinde algılanmalıdır.

Koloboma neden olarak ailevi geçiş kesin bir neden olarak saptanmamıştır ancak, hastalıkların belirli kromozomal hastalıklarla ilgili olduğu bilinmektedir. Schmid Fraccaro sendromu, Trisomy 18 (E- sendromu) gibi kromozomal hastalıklarda kolobom meydana gelebiir.

Sebebi açıklanamayan tüm doğumsal anomalilerde olduğu gibi, ailevi risk olup olmadığı dikkatlice araştırılmalıdır.

Kolobomun etkileri hastalığın şiddetine ve problemin yerine bağlı olarak değişir. Açıklık genelde gözün alt kısmındadır.

Lens kolobomu; eğer büyükse iris ve koroid tabakada kusurlara eden olabilir ve retina tabakasında yırtılma meydana gelme olasılığını biraz arttırır. Şiddetli olgularda, gözün büyüklüğünde azalma meydana gelebilir. Buna mikroftalmus adı verilir. Ancak mikroftalmus, kolobom olmadan da meydana gelebilir.

İris kolobomu, pupilde anahtar deliği görünümü verebilir. Merkezi görmede hasar oluşabilir.

Bazı kolobom olgularında, nörolojik ve kromozomal problemler de var olabilir. Bunlardan birisi son derece nadir görülen CHARGE hastalıklar grubudur. (C - Coloboma; H - Heart defects (kalp problemleri); A - Atresia of the choanae (arka burun deliklerinin kapalı olması); R - Retarded growth and development (büyüme ve gelişme geriliği); G - Genital hypoplasia (yetersiz cinsel organ gelişimi, inmemiş testis gibi); E - Ear anomalies (kulak anomalileri)).

Yine küçük göz, fazla parmak ve zeka geriliği koloboma eşlik edebilir. Görme yeteniğinde azalma, nistagmus, şaşılık, fotofobi ve görme alanı kaybı hastalarda bulunabilir.

Tedavi

Hastalığın durumuna göre tedavi yöntemleri farklılık göstermektedir.

Retina dekolmanı (ayrılması) durumunda vitrektomiyi takiben lazer (argon veya kripton) ile retina altta yatan yapılara tutturulur.

İris kolobomunda, kozmetik amaçla kontakt lensler kullanılabilir.

KOLOBOM KONUSUNDA BİR GÖZ UZMANI HEKİME BAŞVURULMALIDIR
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #27 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Kontakt lens



Kontakt lens

Kontakt lenslerin icadı bir asır öncesine kadar uzanmaktadır. Bu konudaki öncülerden biri olarak kabul edilen August Müller 1889 yılında yazdığı bir makalesinde, kendi görme bozukluğunu bu lenslerle düzeltmeye yönelik çabalarından bahsetmiştir. O dönemlerde yeni denenmeye başlayan kontakt lenslerin, henüz göze uygulanabilecek özelliklerde üretildiğini söylemek güç olur, Müller şiddetli ağrı ve bulanık görme sebebiyle lenslerini ancak yarım saat takabiliyordu.

Günümüzde kullanılan kontakt lensler ise, ince, biopolimer adı verilen çok özel plastik bir maddeden yapılmaktadır. Bu lenslerle miyopi (uzağı görememe), hipermetropi (yakını görememe) ve astigmatizma gibi hemen her türlü optik bozukluk düzeltilebilmektedir. Gözün saydam tabakası ( kornea) üzerine yerleştirilir ve kendisiyle bu saydam tabaka arasına sızan gözyaşına yapışır. Göz kırpılmasıyla lens yavaşça hareket eder, bu hareketle lensin altına taze gözyaşı girer, bu da kornea tabakası için gerekli oksijenlenme ve nemlenmeyi sağlar.

İki tip kontakt lens mevcuttur; sert kontakt lensler ve yumuşak kontakt lensler. Sert lensler ise kendi aralarında gaz geçirgen ve gaz geçirgen olmayan tip şeklinde iki kısma ayrılmaktadırlar. Gaz (oksijen) geçirgen sert kontakt lenslerde, direkt lens üzerinden korneaya gaz geçişi mümkün olduğundan, diğer tipe oranla daha sıklıkla tercih edilmektedir. Yumuşak kontakt lensler ise daha çok su içerdiklerinden dolayı esnek bir yapıdadırlar, gaz geçirgen özelliğine de sahiptirler. Lens kalınlığına ve su içeriğine göre gaz geçirgenliği değişmektedir. Burada ifade edilen gaz geçirgenliği ifadesi oldukça önemlidir, çünkü kornea dediğimiz saydam tabakanın sağlıklı olabilmesi için oksijenin bu tabakaya lens üzerinden sorunsuz geçmesi gerekmektedir. Yumuşak kontakt lenslerin gece gözde kalacak şekilde uzun süreli kullanımını önermemekteyiz, çünkü kornea tabakası uyurken gözkapağının arkasındaki küçük damarlardan besinini ve oksijenini almaktadır. Gece uykusunda lens takılması bir bariyer etkisiyle korneanın besin almasını önleyecektir, bu ise göz sağlığı açısından oldukça sakıncalıdır. Her tür yumuşak kontakt lens mutlaka gece uykusundan önce çıkartılmalı ve solüsyonunda saklanmalıdır.

Kontakt lens teknolojisindeki ilerlemeler son zamanlarda öyle bir hız kazanmıştır ki, insanların bu lensler hakkındaki bilgileri gelişmelerin biraz gerisinde kalmıştır. Halen yaygın olarak inanılan birçok yanlış düşünce mevcuttur, bu yanlış düşüncelerin üzerinde durmak ve doğru bilgileri anlatmak faydalı olacaktır.

Birçokları kontakt lens takmaya alışmanın zor olacağını, buna alışamayacaklarını zanneder. Halbuki kişi karar verdiğinde gözüne lensi yerleştirmek pek problem yaratmaz, lens takıldıktan birkaç dakika sonrasında ise artık yumuşak lensler gözde çok az hassasiyet yapmaya başlayacaktır. Gaz geçirgen sert lenslere alışmak ise biraz daha uzun zaman almaktadır, ancak günümüzde bazı özel durumlar dışında bu tür sert lens kullanımı artık tercih edilmemektedir. Yumuşak kontakt lenslerde uyum süresi birkaç gündür, gaz geçirgen sert lenslerde ise yaklaşık 2-3 haftadır.

Başka bir yanlış inanış, kontakt lenslerin gözlüğe kıyasla daha az kullanılışlı olduğu şeklindedir. Halbuki ilk kez lens kullanımında kişi, gözüne lensi yerleştirme tekniğini öğrenene kadar yavaş ve dikkatli davranmalıdır, bu teknik kazanıldığında ise artık lensi yerleştirmek sorun olmaz. Kontakt lenslerin bakımı ve muhafazası için eskiden birçok solüsyonlar kullanılıyordu ve bu zaman alıyordu. Günümüzde ise gece uykusunda çıkartılan lenslerin sadece bir çeşit özel solüsyonda bekletilmesi yeterli olacaktır. İlk birkaç günlük alışma periyodundan sonra rahatça kullanılan lenslerin, gözlüğe kıyasla çok daha kaliteli bir görüntü sağladığı şüphesizdir. Gözlüğün dezavantajı net görüş alanını daraltmasıdır. Gözün yapısına tam bütünlük sağlaması ve doğrudan gözün üzerine yerleştirilmesi nedeniyle, kontakt lenslerde görüntü daha net ve görme alanı daha geniştir. Özellikle yüksek numarası olan kişiler gözlüğe kıyasla kontakt lensle daha iyi boyutta bir görüş sağlarlar.

Pek çok insan astigmatın kontakt lensle düzelmeyeceğine inanır, ancak bu da doğru değildir. Gözün kornea dediğimiz ön saydam yüzeyinin düzensiz olması hali anlamına gelen astigmatizma bir hastalık olmamakla birlikte çok yaygın bir durumdur, yakında ve uzakta bulanık görme halidir. Eskiden gaz geçirgen sert lenslerin kullanıldığı astigmatizma için, günümüzde özel tekniklerle yumuşak lensler üretilmiştir ve rahatlıkla kullanılmaktadır.

Bazıları ise, lens kullanımı sırasında ortaya çıkabilecek zorlukları duyduklarından, kontakt lenslere soğuk bakarlar. Eskiden uygulanan sert lenslerde birtakım zorluklar yaşanmaktaydı, ancak günümüzde yumuşak lensler, gözün hava almasını sağlayacak çok özel malzemelerle imal edilmektedir. Lenslerin gözde doğru yere oturması ve önceden kesitirilebilir bir şekilde hareket etmesi için özel dizaynlar kullanılmaktadır. Lens kullanmaya yeni başlayanlarda en sık görülen şikayetlerden biri kuru göz hissidir. Bu hissi hafifletecek özel dizaynlar ve lens materyalleri mevcut olduğu gibi, lens takılması esnasında kullanılan ve gözü nemlendiren özel damlalar da kullanıma girmiştir. Kontakt lens takılması sırasında ortaya çıkabilecek yan etkilerin çoğu kendi kendini sınırlayıcıdır; yani lensler kısa bir süre için gözden çıkarıldığında, bunlar çabucak geçer. Göz doktorunun talimatlarına uyulduğunda ise, lens kullanımı sırasında çok ciddi bir komplikasyonun ortaya çıkması son derece nadirdir.

Gözün önüne yerleştirilen ve gözle iyi bir uyum sağlayan kontakt lensler, yinede bir yabancı cisimdir. Düşük bir ihtimal de olsa gözü çizebilir, mikrop kaptırabilir. Eğer önerilen süreden daha uzun takılırsa, saydam tabakada çizilme ve şişme (ödem) yapabilir. Değiştirilmeden uzun süre kullanılırsa lens üzerinde birikintiler (depozitler) oluşabilir. Bu birikintilere, lense veya lens temizleyici solüsyonlara karşı alerji gelişebilir. Çok nadiren lensin gece gözde kalmasına veya bakımlarının iyi yapılmamasına bağlı olarak ciddi enfeksiyonlar oluşabilir ve bu durum görmeyi bozabilir. Bahsedilen bu riskler, gerçekte nadirdir ve göz doktoruna başvurulduğunda tedavileri oldukça kolaydır.

Kontakt lens uygulayıcılarının, lens kullanım ve bakım kurallarını eksiksiz uygulaması başarıda mutlaka gereklidir. Konunun uzmanı göz doktoru tarafından çeşitli göz ölçümleri ve muayenesi sonrasında alınması gereken kontakt lensler, gözlüğe oranla görmeyi düzeltmede tercih edilen, uygun ve güvenilir bir alternatiftir. Bazı göz hastalıkları kontakt lens kullanımını engellemektedir. Gözlerinde sık sık enfeksiyon olan hastalar, ciddi allerjik göz rahatsızlığı bulunanlar, gözyaşı azlığı ya da gözyaşı yapı bozukluğu bulunan kişiler, kontakt lenslere oldukça zor uyum sağlarlar ve bu lensleri gözlerinde temiz tutabilmeleri de oldukça güçleşir. Bu durumlarda, hastanın lens kullanıp kullanmayacağına, göz hekimi karar verecektir.

Toparlamak gerekirse; kontakt lenslere alışmak kolaydır, kullanılışlık ve günlük yaşamda özgürlük açısından gözlüğe kıyasla önemli avantajlar sunmaktadır. Astigmatizma dahil, hemen her tür görme bozukluğunu lenslerle düzeltmek mümkündür. Uzmanların tavsiyesine uygun hareket edilirse, kullanımlarıyla ilgili ciddi problemlerin ortaya çıkma riski düşüktür. Kontakt lenslerle sağlanan görme gücü, gözlüklerin sağladığından daha iyidir.

Op.Dr. Özcan Karakurt
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #28 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

kırma kusurları



kırma kusurları

Gözlerimizin net görebilmesi için gelen ışınların kırılması (refraksiyona uğraması) ve retina adı verilen gözün arka tarafındaki ağ tabakada odaklaşması gereklidir. Kornea (gözün en dışındaki saydam tabaka) ve lens (göz merceği) bu gelen ışınları kırarlar. Eğer göz kendisine değişik uzaklıklardan gelen ışınları retinada odaklayabiliyorsa, gözün kırma fonksiyonu normal olur ve bu duruma emmetropi denir. Kırma kusuru olan gözlerde ışınlar retinada odaklaşamaz ve bulanık ya da çarpık bir görüntü oluşur. Bunun iki ana sebebi vardır:
1. Gözün ön-arka uzunluğunun normalden fazla veya az olması
2. Kornea veya lensin kırıcılığının normalden farklı olmasıdır.
Miyopi, hipermetropi, astigmatizma ve presbiyopi temel kırma kusurlarına verilen isimlerdir.

Miyopi nedir?

Miyopi, yakındaki cisimlerin net, uzaktakilerin bulanık görüldüğü bir kırma kusurudur. Ya gözün ön-arka uzunluğu ya da kornea veya lensin kırıcılığı normalden fazla olduğu için gelen ışınlar retinanın üzerinde değil, önünde odaklaşırlar. Miyopi kalıtsaldır ve genellikle 8-12 yaşında ortaya çıkar. Ergenlik döneminde vücudun hızlı gelişmesi gözleri de etkilediği için miyopi hızlı bir şekilde artar. Genellikle 20 yaş civarında sabitleşir.

Hipermetropi nedir?

Hipermetropi, ya gözün ön-arka uzunluğu ya da kornea veya lensin kırıcılığı normalden az olduğu için gelen ışınların retinanın üzerinde değil, arkasında odaklaştığı bir kırma kusurudur. Görüntüyü retina üzerine düşürmek için gözün uyum yapması gerekmektedir. Bu uyum sayesinde genç hipermetroplar uzağı da yakını da net görebilirler. Fakat uyum için göz kaslarını zorladıklarından başağrısı ve gözlerde yorgunluk gibi şikayetleri olabilir. Miyopi gibi hipermetropi de kalıtsaldır. Bebekler ve küçük çocuklar genellikle hafif hipermetropturlar. Yaşla birlikte göz büyüdükçe hipermetropi azalır.

Astigmatizma nedir?

Astigmatizma genellikle korneanın doğal yuvarlak yapısının yumurta gibi oval bir şekle dönüşmesinden kaynaklanan bir kırma kusurudur. Göze gelen ışınlar her açıda eşit kırılmazlar. Bu nedenle cisimler çarpık ve/veya bulanık gözükür. Astigmatizma tek başına veya miyop ya da hipermetropla birlikte olabilir.

Presbiyopi nedir?

hh Presbiyopi yaşla birlikte ortaya çıkan yakını görme güçlüğüdür. Gençken göz merceği elastiktir ve kolayca uyum yaparak yakındaki cisimlerin net görülmesini sağlar. Yaşla birlikte bu elastikiyet azalır ve yakını görme zorlaşır. Dolayısıyla hipermetropidekine benzer bir şekilde yakındaki cisimlerden gelen ışınlar retinanın arkasında odaklaşırlar.
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #29 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Miyopi Hipermetropi Astigmatizma



Miyopi Hipermetropi Astigmatizma

REFRAKSiYON (KIRMA) KUSURLARI

A. Kırılma kusuru nedir?
1. Miyopi
2. Hipermetropi
3. Astigmatizma
4. Presbiyopi

Odaklanan ışığın görmemizi sağlayan retina tabakasının önüne veya arkasına düşmesi sırasıyla miyopi ve hipermetropi olarak adlandırılan görme kusurlarına yol acar. Kornea adını verdiğimiz saydam tabakanın dikey ve yatay ekseni arasındaki kırma dereceleri arasında bir fark varsa bu durum da astigmatizma adı verilen kırma kusuruna sebep olur.
Miyopinin düzeltilmesinde gözlük, kontakt lens ve refraktif cerrahi yöntemler (radyal keratotomi, excimer laser, LASIK) uygulanabilir. Hipermetropinin düzeltilmesinde gözlük, kontakt lens ve refraktif cerrahi yöntemler (Termokeratoplasti, excimer laser vb) kullanılabilir. Astigmastizmanın düzeltilmesinde gözlük, torik yumsak kontakt lensler, gaz geçirgen kontakt lensler, ve refraktif cerrahi yöntemler kullanılabilir.

Miyopi

Gözün belirli bir uzaklığın ötesindeki nesneleri odaklayamamasına miyopluk denir.
Hipermetrop gözde, göz küresinin ön-arka çapı normalden kısa olduğu ve mercek eğriliğini (kırma gücünü) belirli bir sınırın ötesinde arttıramadığı için nesneleri odaklayamaz.
Miyop gözde bunun tam tersi bir durum ortaya çıkar. Genellikle göz küresinin ön-arka çapı normalden uzundur ve mercek,belirli bir sınırın ötesinde eğriliğini azaltamaz.
Miyopluk kalıtsal ancak çekinik bir göz bozukluğudur. Bu nedenle,miyop anne babaların çocuklarında her zaman ortaya çıkmayabilir. Ancak ana babanın her ikisi de miyopsa, doğal olarak çocukların da miyop olma olasılığı yüksektir. Miyopluk belirtileri genellikle altı yaşına doğru kendini gösterir. Çocuk küçük yazıları rahat okur ama tahtaya yazılanları okuyamaz. Uzağı görmenin gerekli olduğu oyunlardan kaçınır ve arkadaşlarından ayrı durmayı yeğler. Altı yaşına doğru başlayan miyopluk,büyüme dönemi boyunca ilerlemeyi sürdürür ve vücut gelişimiyle birlikte durur.
Göz küresinin ön-arka çapı normalden daha uzundur. Bu miyopluk türü,gözlükle düzeltilebilir ve genellikle başka bir soruna yol açmaz. Bundan farklı olarak patolojik miyoplukta ise görme kusuru ilerler,ayrıca ağtabakada bazı bozukluklar ortaya çıkar. Miyopluğun türü ve uygun düzeltici camlar tek muayenede saptanamayabilir. Dikkatli ve düzenli muayenelerle hastalığın gidişi izlenerek kesin tanı konur ve uygun tedavi sağlanır.

Hipermetropi

Sağlıklı göz değişik uzaklıktaki görüntüleri odaklamak için merceğin biçimini değiştirir. Daha yakın bir noktaya bakarken merceğin kalınlığı artar, uzağa bakıldığında ise azalır. Bir merceğin eğriliği ne kadar fazla ise ışığı o kadar fazla kırar ve odak uzaklığı kısalır. Sağlıklı bir gözde sonsuzdaki bir nokta, merceğin eğriliği en azken ağtabaka üzerine odaklanır. Hipermetrop gözde is, merceğin aynı noktayı odaklayabilmek için eğriliğinin artması gerekir. Merceğin eğriliğini, kirpiksi kasın kasılması düzenler. Halka biçimindeki bu kas, iris kökü ile mercek arasında bulunur. Hipermetroplukta göz küresinin ön-arka çapı normalden kısadır. Bu nedenle, mercekte kırılan ışınlar, ağ tabakanın üstü yerine arkasındaki bir noktada birleşirler. Işınların ağtabakası üzerine düşmesi için mercek eğriliğinin artması gerekir. Ancak mercek belirli bir sınırın ötesinde eğriliğini arttıramadığı için, hipermetrop göz yakın nesneleri odaklayamaz. Bu nedenle, hipermetroplar gazeteyi uzakta tutarak okurlar. Ayrıca göz küresinin ön-arka çapı kısa olduğundan ,mercek uzak nesneler için eğriliği arttırır. Sonuçta kirpiksi kasın, hiçbir zaman tam gevşeyemediğinden, göz baş ağrısına neden olur. Hipermetropluk, çocukta içe dönük şaşılığa yol açabilir. Gecikmeden müdahale edilirse, uygun camların kullanımıyla bu şaşılık çocuklukta düzeltilebilir.

Astigmatizma

Genellikle doğuştandır. Bununla birlikte, cerrahi girişimlerle saydam tabakanın kesilmesine, saydam tabakada iltihaplanma ya da travmaya bağlı olarak da çıkabilir. Olguların en azından %90’ında astigmatlığın düzeltilmesi kolay değildir. Saydam tabaka eğriliğinde ağır bir bozukluk yoksa, kişi kırılma kusurunun farkında olmayabilir. Çünkü refleks olarak görüntüyü iki dikey düzlemden birinin üstünde uyum yaparak birleştirir. Bu nedenle, astigmatlıkta genellikle iki odak uzaklığı arasında uyum sağlamak için sürekli değişen odaklanmaya bağlı yakınmalar ortaya çıkar. Hasta bu yorgunluk nedeniyle, baş ağrısı , göz kürelerinde ağrı , gözlerde ağırlık hissi ve yanmadan yakınır. Göz akları kızarmıştır. Bu yakınmalar örneğin, film izlerken artar. Gözleri sağlıklı kişilerde, saydam tabaka bir küre dilimi şeklinde ve eğriliği her yöne doğru aynıdır. Bu sayede ışınlar bütün doğrultularda aynı oranda kırılarak odak noktasına yönelir. Saydam tabakanın eğriliği tüm yönlere eşit biçimde dağılmıyorsa ve özellikle birbirini dik açıyla kesen doğrultular arasında eğrilik farkı varsa,ışınlar merceği geçerken farklı oranda kırılırlar. Astigmatizmayı , nokta şeklinde bir cismin görüntüsünün birbirine dik iki ayrı düzlemde olması diye tanımlayabiliriz.

Presbiyopi (Yaşlı görüşü)
Normalde insan gözündeki lens uyum yaparak yakındaki nesnelerin görüntüsünü retinaya düşürür. Kişi yaşlandıkça lens bu yeteneğini kaybeder ve yakın görüşü zorlaşır. Yaşlanmayla birlikte gözün yakına uyum yapma yeteneğindeki fizyolojik azalmaya presbiyopi denir. Lens proteinlerinde zamanla lens liflerinin esnekliğini azaltan veya lensi sertleştiren değişiklikler olur. Göz uyum yapmaya kalktığında lensi yerinde tutan asıcı bağlardaki kasılmaya rağmen lens eğriliğinde daha az bir değişme meydana gelir. Lensin uyum yapması kırma gücünü artırmasıyla mümkündür. Bu yaşa göre değişir ve kırılma kusurlarının düzeltilmesinde önem taşır. Uyum yapma yeteneği azalan kişi yakında bulunan nesneleri görmede zorlanır. Presbiyopi herkeste aynı yaşta başlamaz. Presbiyopiye ait belirtilerin ortaya çıkışını etkileyen faktörler arasında kişinin yaşadığı ülke, sosyal durumu, çalışma şartları ve gözünde mevcut olan diğer kırılma kusurlarının varlığı sayılabilir. Presbiyopi aşağıdaki belirtilerle ortaya çıkar: · Yakındaki nesneleri odaklayamadığı için bulanık görür, yazıları karıştırabilir, okurken bazı harf veya kelimeleri atlayabilir, sayısal işlemlerde yanılgı olabilir. · Yakında meydana gelen bulanık görmeden dolayı hasta okuduğu materyali daha uzakta tutmaya başlar. Uyum yeteneği azaldıkça bu mesafe artar ve zamanla kol mesafesi netleştirmeye yetmez ya da fazla uzaklaştırmadan dolayı bu sefer de harfler küçüleceği için görmede zorlanmaya başlar. · Yakın mesafeden yapacağı işler için daha fazla aydınlatmaya ihtiyaç hisseder. Aydınlık ortam göz bebeğini küçülterek kusurları azaltır ve görüşü netleştirir. Yakın mesafeden yapılan işlerde normal kişilere göre daha erken bir yorgunluk meydana gelir.
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #30 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Retina yırtılması dekolman



Retina yırtılması dekolman

RETİNA YIRTILMASI, DEKOLMAN NEDİR?

Retina gözün arka kısmında ışığı hissetmemizi sağlayan ve görüntüleri beyine ileten sinir tabakasıdır. Göz basitce kamera gibidir. Ön kısımdaki lens görüntüyü retinaya odaklar. Retinada kameranın arkasındaki film gibidir.
Retina dekolmanı nedir?

Retina dekolmanı retinanın normal pozisyonundan çekilmesiyle oluşur. Retina yerinden ayrıldığında çalışamaz. Görme bozulur. Retina dekolmanı çok ciddi bir sorundur ve tedavi edilmezse kesinlikle körlükle sonuçlanır.

Retina dekolmanının nedeni nedir?

Vitreus gözün ortasını dolduran şeffaf bir jeldir. Yaşlandıkça vitreus retinayı yapışık olduğu yerlerden çekebilmektedir. Genelde vitreus retinadan sorunsuz bir şekilde ayrılır. Ancak bazı durumlarda retina bir veya birkaç yerden yırtılır. Bu yırtık yerinden sıvı girmeye başlar ve retinayı bulunduğu yerden ayırır. Aşağıdaki durumlar dekolmana neden olur.

Myopi

Daha önce geçirilmiş katarakt cerrahisi

Glokom

Ağır göz travması

Diğer gözde daha önce meydana gelmiş retina dekolmanı

Ailede retina dekolmanı hikayesi

Göz doktorunuzca retinada zayıf yerlerin bulunması

Retina dekolmanının belirtileri nelerdir?

Işık çakmaları

Yeni oluşan uçuşmalar

Görme alanınızda gri bir perdenin hareket etmesi

Belirli bir alanı görememe. (yırtığın yerine göre baktığınız cismin alt veya üstünü görmemeye başlarsınız)

Görmenin tamamen kaybı


Bu belirtiler herzaman dekoman demek değildir, ancak en kısa sürede göz doktorunuza muayene olmanız gerekmektedir.

Tedavisi nasıldır?

Retinal yırtıklar: Genelde lazer veya kryoterapi (dondurarak) ile yapılır. Retina bu yöntemlerle arkasına yapıştırılır. Bu işlemler ayaktan poliklinik ortamında yapılabilmektedir. Bazı duruklarda yırtık takipde edilebilmektedir.

Retina dekolmanı: Hemen hemen tüm vakalar ameliyat olamak zorundadır.

Pnomotik Retinopeksi: Vitreus içine gaz baloncuğu verilir ve baş belli bir pozisyonunda tutulması istenir.

Sörklaj: Gözün çevresine elastik bir bant sarılır ve sıkılır. Retina altındaki sıvı drene edilir ve retina yatıştırılmaya çalışılır.

Vitrektomi: Retinayı çeken vitre alınır ve yerine hava verilir. Bu hava zamanla vücut sıvılarınca doldurulur.Bazen sörklaj ile beraber yapılır.

Ameliyattan sonra nelere dikkat etmem gerekir?

Belli bir süre gözde ağrı olabilir. Gözünüz bir süre kapalı tutulacaktır. Göze hava verildiyse belli bir süre yüzükoyun yatmanız gerekebilir.

Baloncuğun tamamen kaybolduğu söylenene kadar kesinlikle uçak yolculuğu yapmayın!

Dekolmanda ikinci bir ameliyatta gerekebilir. Retina ameliyatta tam olarak yatıştırılmadıysa zamanla retina canlılığını kaybedecek ve görme azalacaktır. Görmenin düzelmesi ameliyattan sonra aylar sürebilir. Ancak bazı hastaların görmesi düzelmiyecektir.

Dekolman ne kadar ileri seviyedeyse ameliyattan sonra başarıda o kadar düşük olacaktır. Bu yüzden bulguları fark edince gecikmemek önemlidir
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #31 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Üveit



Üveit

ÜVEİT NEDİR?

Yapı olarak bir topa benzeyen gözün ortasında bulunan jel benzeri maddenin çevresini 3 tabakadan oluşan bir kılıf sarar. En dışta sklera adı verilen beyaz kısım, en içte retina adı verilen ve görmemizi sağlayan kısım ortadada uvea bulunur. Uveanın iltihabına üveit denir. Uvea gözü besleyen damarları bulundurmaktadır. Buranın iltihabı-enflamasyonu gözün tüm dokularını etkilemektedir. Bu durum görmeyi ciddi şekilde tehtid eden durumlara neden olmaktadır.

Üveitin belirtileri ve nedeni nedir?

Işığa karşı hassasiyet, ağrı, gözde kızarıklık, görmenin azalması en önemli belirtilerdir. Çoğu vakada sebep bulunamamaktaysada bazı hastalarda virüsler, mantarlar, parazitler üveite neden olabilmektedir. Ayrıca vücudun diğer kısımlarında bulunan hastalıklar (artritler, Behçet Hastalığı) neden olabilmektedir.

Üveit tanısı nasıl konmaktadır?

Belirtiler başlayınca göz doktoruna muayene olmanız gerekmektedir. Enflamasyon görmenin kalıcı bir şekilde kaybına neden olabilmektedir. Göz muayenesinin yanında çeşitli durumlarda sistemik bir hastalığın araştırılmasıda gerekebilmektedir. Bu durumda romatologlar, dahiliyecilerle ortak araştırmalar yapılabilmektedir.

Üveit tedavisi nasıldır?

Özellikle steroid ve göz bebeğini büyüten ilaçlar içeren damlalar sıklıkla kullanılmaktadır. Gözde daha derinlerde bulunan enflamasyonlarda sistemik ilaçların kullanılması gerekebilmektedir. Glokom, katarakt, neovaskülarizasyonlar (yeni damarların oluşması) gibi çeşitli komplikasyonlar gelişebilmektedir.
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Konu okaaan tarafından (28-12-2009 Saat 05:43 PM ) değiştirilmiştir. Sebep: ekleme
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #32 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Sık Sorulan Sorular



Sık Sorulan Sorular...

Gözlüğümü kullanmazsam göz bozukluğum ilerler mi?

Gözlük kullanmamak göz numaralarını etkilemez. Gözlük kullansanız bile numaralarınız ilerleyebilir. Bununla beraber on yaşından küçük çocuklarda gözlüğün kullanılmaması kalıcı görme bozukluklarına yol açabilir.

Dinlendirici gözlük kimlere gerekir?

Bilinenin aksine dinlendirici gözlük olarak isimlendirilen gözlüklerin tedavi edici özelliği olmadığı gibi dinlendirici yada rahatlatıcı bir özelliği de yoktur.Göz sağlığı normal olan kişilerin herhangi bir gözlük kullanmalarına gerek yoktur.

Gözlüğümü devamlı takmam gerekir mi?

Evet. Devamlı kullanmadığınız takdirde gözlüklere alışmanızda sorunlar olabilir. (Yakın gözlükleriyse sadece yakında kullanılmalıdır)

Göz tembelliği Lazerle tedavi edilebilir mi?

Lazer tedavilerinin göz tembelliğini tedavi edici özelliği yoktur. Bu tedaviyle gözlüğe gerek kalmasa da göz tembelliğine bağlı görme kaybı düzeltilemez.

Göz tembelliğinin tedavisi var mı?

On-on iki yaşından küçük çocuklarda düzenli göz muayeneleri, gözlük, kapama gibi bazı tedavilerle göz tembelliği tedavi edilebilir. Kapama tedavisi yapılamayan çocuklarda özel bazı aletlerle tedavi denenebilir. Yaklaşık on üç yaşından sonra göz tembelliğinin hiçbir tedavisi yoktur.

Yüksek numaralı miyoplarda hangi riskler var?

Retina tabakasında incelme, çatlak, yırtık ve dekolman riski yüksek miyoplarda daha fazladır. Bu yüzden düzenli göz muayenesi gereklidir.

Başım çok ağrıyor, gözlerimden kaynaklanıyor olabilir mi?

Hipermetrop, astigmat gibi bazı göz bozuklukları baş ağrısına yol açabilir. Aynı şekilde sinüsit, migren gibi birçok hastalığın sebep olduğu baş ağrısı da gözleri etkileyebilir.

Geceleri araba kullanırken gözlerim çok kamaşıyor, neden olabilir?

Gece karanlığında göz bebeklerinin büyüklüğü normalden fazladır. Bu yüzden aşırı olmadıkça kamaşmalar normaldir. Aşırı kamaşmalarsa katarakt başlangıcı ve astigmat gibi hastalıklara bağlı olabilir.

Yakından televizyon izlemek gözleri bozar mı?

Yakından televizyon izlemenin göz sağlığı açısından herhangi bir zararı yoktur. Fakat az gören çocuklar televizyonu daha yakından izleyeceğinden göz hastalıklarının erken bir belirtisi olabilir.

Şeker hastalığım var, göz muayenesi olmam gerekir mi?

Şeker hastalığı gözleri ciddi şekilde etkileyebilen bir hastalıktır. Bu yüzden başlangıçta en az yılda bir kere mutlaka göz muayenesi olmanız gerekir. İlerleyen yıllardaysa doktorunuzun tavsiyesine göre muayeneler sıklaşabilir.
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #33 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Devam



Şeker hastalığı için lazer tedavisi olmam gerekiyormuş, tedaviden sonra daha iyi görebilecek miyim?

Şeker hastalığının gözdeki etkileri ilerleyicidir. Uygulanan lazer tedavilerinin amacı bu ilerlemeyi durdurmaktır. Bu nedenle tedavi sonrasında görme düzeyi artmayabilir hatta geçici bir süre azalabilir. Fakat gerektiği halde tedavi uygulanmazsa görme düzeyinizin kalıcı şekilde azalması kaçınılmazdır. Bu yüzden gerekli tedavileri zamanında yaptırmanız çok önemlidir.

Kataraktın belirtileri nelerdir?

En sık belirtisi görmenin bulanıklaşmasıdır. Renkler daha soluk görünür. Gözlüğe rağmen net görme sağlanamaz. Güneşte kamaşma ve geceleri ışıkların etrafında haleler olabilir. Bazı katarakt tiplerinde yakın görmede geçici bir düzelme de olabilir

Gözümde katarakt başlangıcı varmış, ilerlemesini engellemek için ne yapılabilir?

Kataraktın ilerlemesini önleyen bilinen herhangi bir tedavi yöntemi yoktur.

Katarakt ırsimidir? (Anne-babadan çocuklara geçer mi?)

Kataraktın oluşmasında en önemli sebep yaşlılık olup ırsi özelliği yoktur. Dolayısıyla anne babadan çocuklara geçmez.

Çocuklarda katarakt olur mu?

Çocuklarda doğuştan katarakt görülebileceği gibi travma gibi sebeplerle de katarakt gelişebilir.

Katarakt ameliyatının riskleri var mıdır, nelerdir?

Her ameliyatta olduğu gibi katarakt ameliyatının da riskleri vardır. Bunlar infeksiyon, göz tansiyonu, yara yeri açılması gibi çok farklı komplikasyonlar olabilir. Gelişen teknolojilerle riskler azalmışsa da tamamen önlenememektedir.

Gözümde katarakt varmış, ameliyat olmasam ne olur?

Kataraktın ameliyat dışında herhangi bir tedavisi yoktur. Tedavi edilmediğinde ilerleyebilir ve görme keskinliği tamamen kaybolabilir. Çok ilerlediğinde ameliyat zorlaşır. Ayrıca çok geciktirilmiş katarakt vakalarında göz tansiyonu gelişebilir.

Katarakt ameliyatı sırasında ağrı duyar mıyım?

Katarakt ameliyatları hangi yöntemle yapılırsa yapılsın tamamen ağrısızdır.
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #34 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Katarakt ameliyatı ne kadar sürer?

Ortalama 20 dakika sürmekle birlikte gözün ve kataraktın durumuna göre bu süre 10 dakika ile 40 dakika arasında değişebilir.

Lazerli katarakt ameliyatı nedir?

Lazerli katarakt ameliyatı olarak bilinen yöntem fakoemulsifikasyon yöntemidir.( Kısaca FAKO olarak da bilinir.) Bu yöntemle yapılan ameliyat iğnesiz olup uyuşturma işlemi damlalarla yapılır. Ayrıca dikiş kullanılmadığı içinde dikişsiz yöntem olarak da bilinir.

FAKO yöntemiyle yapılan katarakt ameliyatında göze dikiş atılıyor mu?

Bu yöntemle yapılan ameliyatlarda dikiş kullanılmaz. Bu sayede iyileşme çok daha hızlı olacağından hastalarda görme düzeyi kısa sürede artar.

Ameliyat öncesi hazırlıklar nelerdir?

Ameliyat öncesinde genel sağlık muayenesi ve bazı tahliller yapılır. Varsa sürekli kullanmakta olduğunuz ilaçlar düzenlenir.

Katarak ameliyatı sonrasında hastanede yatmam gerekir mi?

Normal seyrinde geçen bir ameliyattan sonra hastanede yatmanız gerekmez. Birkaç saat dinlendikten sonra evinize gidebilirsiniz.

Görme ne zaman netleşecek?

Birkaç gün içinde görme netleşecektir.

Katarakt ameliyatı sonrasında kontrole gelmem gerekir mi?

Ameliyattan sonra birkaç defa düzenli kontrol olmanız gerekir. Kontrol süreleri genellikle ameliyattan sonraki 1., 3. ve 7. günlerdir fakat gözünüzün durumuna bağlı olarak doktorunuz daha farklı sürelerde kontrol önerebilir.
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #35 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Katarakt ameliyatı sonrasında ilaç kullanmam gerekir mi?

Yaklaşık 2-4 hafta boyunca ilaç kullanmanız gerekir.

Katarakt ameliyatı sonrasında nelere dikkat etmem gerekir?

► İlaçlarınızı düzenli bir şekilde kullanın, kontrollerinize devam edin.
► Gözünüzü kesinlikle ovalamayın.
► Tozlu ortamlardan kaçının.
► Ağır fiziksel aktivitelerden kaçının.
► Birkaç gün duş almayın ve tokalaşmayın.

Katarakt tekrarlayabilir mi?

Katarakt tekrarlamaz. Bazen ameliyatla gözünüze konulan merceğin arksında ki zar beyazlaşabilir. Tedavisi basit olup YAG-lazer yöntemiyle birkaç dakikada tedavi edilebilir.

Katarakt ameliyatı sonrasında gözlük kullanmam gerekecek mi?

Ameliyat sonrasında yakın gözlüğü (okuma gözlüğü) kullanmanız gerekirken, genellikle uzak gözlüğüne gerek kalmaz.

Göz tansiyonunun belirtileri nelerdir?

Göz tansiyonu çok az belirti veren bir hastalıktır. Ancak çok ileri dönemlerde görme azalması veya ağrı ortaya çıkabilir. Çok az belirti görüldüğünden ve yavaş ilerlediğinden, düzenli göz doktoru kontrolü yapılmadığında ancak geç dönemde fark edilebilir.Görme kaybı oluştuktan sonra tedavi mümkün değildir.

Çocuklarda göz tansiyonu olur mu?

Çocukluk döneminde göz tansiyonu olabileceği gibi doğuştan göz tansiyonu da görülebilir. Bu dönemde ki hastalığın belirtileri yetişkinlerinkinden biraz farklıdır.

Kullandığım damlalar göz tansiyonunu iyileştirir mi?

Çok ciddi bir hastalık olan göz tansiyonu, çoğu zaman günde birkaç defa damlatacağınız damlalarla tedavi edilebilir. Göz damlaları hastalığı tamamen ortadan kaldırmayıp sadece gözünüzün zarar görmesini önler. Bu yüzden ilaçları ömür boyu kullanmanız gerekebilir.

Gözlerimde ağrı var, göz tansiyonuna bağlı olabilir mi?

Göz tansiyonu ancak çok ileri dönemlerde göz ağrısına neden olur. Gözlerdeki ağrıların çok çok az bir kısmı göz tansiyonuna bağlıdır. Göz ağrıları ön planda gözün diğer hastalıkları ve sinüsit, migren gibi başka hastalıklardan kaynaklanır.

Kimlerde göz tansiyonu riski fazladır?

Akrabalarında göz tansiyonu olanlar, hipertansiyonu veya şeker hastalığı olanlar ve kırk yaşın üzerinde olanlar da göz tansiyonu riski fazladır.
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #36 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

LASIK kaç yaşında uygulanabilir?

Gözlük numaraları son iki yıldır değişmeyen, yirmi iki yaşını geçmiş kişilere uygulanabilir. Özel durumlarda daha erken yaşlarda uygulanabilir.

LASIK ameliyatının riskleri var mı?

Çok düşük de olsa her ameliyat gibi LASIK ameliyatının da riskleri vardır. Gelişen teknolojilerle riskler azalmıştır fakat tamamen risksiz değildir.

LASIK ameliyatı sonrasında ilaç kullanmam gerekecek mi?

Ameliyat sonrasında 1-2 hafta göz damlası kullanmanız gerekir.

Herkes kontakt lens kullanabilir mi?

Göz yaşı miktarı veya kalitesi yetersiz olanlar, alerjik göz hastalığı bulunanlar, kontakt lens kullanımı sırasında bazı sorunlarla karşılaşabilirler. Bu yüzden lens kullanmadan önce göz muayenesi olmanız ve varsa bu tip sorunların tedavisi gerekir.

Lens almak için doktor muayenesi gerekir mi?

Kontakt lensler uygun şekilde alınmayıp uygun şekilde kullanılmadıklarında ciddi göz rahatsızlıklarına yol açabilirler. Bu yüzden mutlaka doktor kontrolünde kullanmak gerekir.

Lensim takılıyken makyaj yapabilir miyim ?

Lenslerinizi taktıktan sonra makyaj yapabilirsiniz. Makyaj malzemelerinin lenslerinize bulaşmamasına dikkat etmelisiniz.

Kontakt lens kullanırsam göz numaralarım düşer mi?

Günümüzde yaygın olarak kullanılan yumuşak kontakt lenslerin kullanımı göz numaralarınızı etkilemez. Artık pek kullanılmayan sert lensler ise göz numaralarının ilerlemesini yavaşlatabilmektedir.

Lensim takılıyken yüzebilir miyim?

Deniz gözlükleri olmadan lenslerle yüzmek doğru değildir.

Lenslerimi ne zaman değiştirmeliyim?

Lenslerin değişim zamanı kullanılan lense göre farklılık gösterir. Lenslerin önerilenden daha uzun süre kullanımı göz sağlığınız açısından ciddi sorunlara yol açabileceğinden, doktorunuzun önerdiği sürelerde değiştirmelisiniz.

Lensler gözümün içine kaçar mı?

Lenslerin gözün içine kaçması mümkün değildir ancak alt ve üst kapakların içine kaçabilir. Bu tehlikeli bir durum olmayıp çıkarılması kolaydır.

Bebeklerde ilk göz muayenesi ne zaman yapılmalıdır?

Şüpheli belirtiler (kayma, sulanma, çapaklanma, göz teması kurmama..) görülen bebekler vakit geçirmeden muayene edilmelidir.(Yeni doğmuş dahi olsa) İlk muayene için beklenmesi gereken belirli bir yaş yoktur. İdeal olarak tüm çocukların üç yaşına kadar göz muayenesi olması gerekir.

Bebeklerde ki göz kaymaları (şaşılık) kendiliğinden düzelir mi?

Göz kaymaları çoğu zaman kendiliğinden düzelmez ve tedavi edilmediklerinde kalıcı görme kayıplarına sebep olabilir. Bazı hafif dereceli kaymalar tedavi gerektirmeyebilir ve kendiliğinden düzelebilir. Yalancı şaşılıklarda ise tedaviye gerek yoktur.
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #37 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Göz kayması olan bebekler kaç yaşında doktora götürülmelidir?

Göz kayması fark edilir edilmez göz muayenesi gereklidir.

Şaşılık tedavisi için mutlaka ameliyat gerekir mi?

Ameliyat bazı hastalar için mutlaka gerekirken bazı hastalarda gözlük tedavisi yeterli olabilir. Sonuç olarak tedavi hastadan hastaya göre değişir.

Göz tembelliği ameliyatla yada lazerle tedavi edilebilir mi?

Göz tembelliği tedavisinde cerrahinin yada lazer tedavisinin yeri yoktur. Göz tembelliği 10-12 yaşından önce kapama ve diğer yardımcı yöntemlerle tedavi edilebilir. Bu yaştan sonra hiçbir tedavi yöntemi etkili değildir.

Şaşılık ameliyatından sonra gözlük gerekir mi?

Şaşılık ameliyatı gözlük gereksinimini ortadan kaldıran bir ameliyat değildir. Çoğu hastada ameliyattan sonrada gözlük kullanmak gerekir.

Yalancı şaşılıkta tedavi gerekir mi?

Göz kapakları, burun kökü ve yüz yapısına bağlı olarak bazı durumlarda gerçekte gözler paralel baktığı halde şaşılık varmış gibi görünebilir.Yalancı şaşılık olarak adlandırılan bu durum genellikle zamanla azalır. Ve tedavi gerektirmez.

Bebeklerde göz tansiyonu veya katarakt gibi hastalıklar görülür mü?

İleri yaşlarda ki kadar sık olmasa da bebeklerde de göz tansiyonu ve katarakt görülebilir.

YANLIŞ Gözlük takmak gözlük numarasının ilerlemesini engeller!

DOĞRU Bilinenin aksine gözlük takmak yada takmamak gözlük numarasının ilerlemesini etkilemez. Gözlük tedavisinin amacı görme düzeyini artırmaktır.

YANLIŞ Ara sıra gözlerim ağrıyor, dinlendirici gözlük kullansam geçer mi?

DOĞRU Yaygın olarak kullanılan ve dinlendirici olarak bilinen gözlüklerin herhangi bir tedavi edici özelliği yoktur. Kırma kusuru bulunanların mutlaka gözlük kullanması gerekirken, göz sağlığı normal olanların dinlendirici olarak bilinen gözlükleri kullanması gerekli değildir.

YANLIŞ Yakından televizyon izlemek gözü bozar!

DOĞRU Yakından televizyon izlemenin göz sağlığı açısından herhangi bir zararı yoktur. Fakat az gören çocuklar televizyonu daha yakından izleyeceğinden göz hastalıklarının erken bir belirtisi olabilir

YANLIŞ Göz tembelliği lazer ameliyatıyla düzelir.

DOĞRU Lazer ameliyatlarının göz tembelliğinde tedavi edici özelliği yoktur. Lazer ameliyatları sadece gözlük numaralarının azaltılması amacıyla yapılır.

YANLIŞ Fazla tuzlu yemek gözü bozar.

DOĞRU Tuzlu yemek tansiyonun yükselmesine sebep olup bazı rahatsızlıklara yol açabilirse de göz sağlığı açısından herhangi bir etkisi yoktur.

YANLIŞ Bol bol havuç yemek göze çok faydalıdır.

DOĞRU Göz sağlığı açısından gerekli olan vitaminler çoğu sebze ve meyve de bol olarak bulunur. Dengeli beslenen bir kişi için bol havuç yemenin fazladan bir faydası yoktur.
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #38 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart




YANLIŞ Katarakt ameliyatı lazerle yapılır.

DOĞRU Günümüzde en modern ameliyat yöntemi olan FAKO yöntemi halkımız arasında yanlış olarak lazerli ameliyat olarak bilinmektedir. Oysa FAKO yönteminde lazer kullanılmaz, titreşimlerden faydalanılır.

YANLIŞ Katarakt sadece yaşlılarda olur.

DOĞRU Katarakt en sık yaşlılarda olmakla birlikte bebeklerde, çocuklarda ve gençlerde de görülebilir.

YANLIŞ Katarakt bir gözden diğerine geçer.

DOĞRU Katarakt bir gözden diğer göze geçmez. Her iki gözde ki katarakt gelişimi birbirinden bağımsızdır.

YANLIŞ Katarakt tekrarlayabilir.

DOĞRU Katarakt tekrarlayıcı değildir. Bazen katarakt ameliyatından sonra, göz içine yerleştirilmiş olan merceğin arkasında ki zarda kesifleşme olabilir ve bu yanlış olarak “katarakt tekrarladı” şeklinde bilinir. Bu kesifleşmenin tedavisi çok kolay olup birkaç dakika içinde yapılabilir.

YANLIŞ Bebeklerde ki şaşılığı tedaviye gerek yoktur, zamanla kendiliğinden geçer.


DOĞRU Bebeklerdeki bazı şaşılıklar çok ciddi olup hemen tedavisi gerekebilir. Tedavi gözlük veya ameliyat şeklinde olabilir. Bu tip şaşılıklar tedavi edilmediğinde ileriye dönük kalıcı görme kayıpları (göz tembelliği) gelişebilir.

YANLIŞ Gözlükle şaşılık tedavi edilir ve bir daha gözlüğe gerek kalmaz.

DOĞRU Göz kaymalarının çoğu gözlükle tedavi edilebilir. Fakat şaşılık tedavi edildikten sonra genellikle gözlüğe devam etmek gerekir. Aksi takdirde şaşılık tekrarlayabileceği gibi görme bozuklukları da görülebilir. Şaşılık ameliyatlarından sonra da durum aynıdır ve sürekli gözlük tedavisi gerekebilir.

YANLIŞ Gözlerim çok ağrıyor, göz tansiyonum yükselmiş olabilir.

DOĞRU Göz tansiyonu çok az belirti veren bir hastalıktır. Ayrıca pek çok göz hastalığı ve hatta vücudun diğer bölgelerinde ki hastalıklar da göz ağrısına yol açabilir. Sonuç olarak gözde ki ağrıların çok çok az bir kısmı göz tansiyonuna bağlıdır.

YANLIŞ Göz tansiyonu ameliyatı olunca görmem netleşecek.

DOĞRU Göz tansiyonu ameliyatının amacı, ilaçlarla kontrol altına alınamayan göz tansiyonunu düşürmektir. Amaç görme düzeyini artırmak değil, mevcut görme düzeyini korumaktır. Bu nedenle ameliyattan sonra görme düzeyinde bir artış olmaz.
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #39 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Yakini Görememe



YAKINI GÖREMEME

Gözlerimiz kırklı yaşlara kadar hem uzağı hem de yakını net bir şekilde görebilme yeteneğine sahiptir. Fakat bu yaşlardan sonra yakını görme özelliği gittikçe bozulur. Bu nedenle bu dönemden sonra yakını görmek için gözlük kullanmak gerekir.
Miyopisi olan hastalarda yakını görme sorunu daha geç yaşlarda başlayabilir. Bazı katarakt tiplerinde yakını görme bozukluğu olan hastalarda geçici düzelmeler olabilir.
Tedavide yaygın olarak gözlük kullanılmaktadır. Gözlük dışında bazı cerrahi yöntemler uygulanmaktaysa da henüz çok başarılı olmayıp yaygınlaşamamışlardır. Lazer tedavileri içinde aynı şeyler geçerlidir. Kontakt lensler tedavi de kullanılabilecek diğer bir alternatiftir.
Yakını görememe bir hastalık olmayıp her sağlıklı insanı, ileri yaşlarda etkileyen doğal bir süreçtir olarak düşünülebilir.
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-12-2009   #40 (permalink)
Üye
 
okaaan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 177
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
okaaan is on a distinguished road
Standart

Göz Ağrilari



GÖZ AĞRILARI

Göz ağrıları sık karşılaşılan şikayetlerden birisidir. Göz hastalıkları dışında sinüzit, stres, yüksek tansiyon, migren gibi hastalıklar gözü etkileyen ağrılara yol açabilir.

Sebepleri :

Kırma kusurları (Gözlükle ilgili sorunlar), aşırı yüksek göz tansiyonu, yabancı cisimler, enfeksiyonlar gibi çok çeşitli hastalıklar gözlerde ağrıya yol açabilir. Baş ağrısıyla birlikte olan göz ağrıları için göz dışında dahiliye, kulak burun boğaz ve nöroloji muayeneleri gerekebilir.

BATMA

Batma gözlere yabancı cisim kaçmış gibi hissedilmesidir. Uykusuzluk ve yorgunluk sırasında ortaya çıkan batmalar çok uzun sürmedikçe normal kabul edilebilir.

Batma Hangi Hastalıkların Belirtisi Olabilir?
► Gözde yabancı cisim varlığı,
►Konjunktiva, kornea ve skleranın tüm enfeksiyonları,
►Alerjik hastalıklar,
►Kontakt lensle ilgili sorunlar
►Göz kuruluğu,
►Üveitler,
►Göz kapağı bozuklukları batma şikayetiyle ortaya çıkabilir.

SULANMA

Sulanma göz hastalıklarında sık rastlanılan bir belirtidir. Rüzgarlı tozlu ortamlarda, ağlama ve gülme sırasında, yoğun yakın çalışma sırasında sulanma normal kabul edilebilir.
Hangi Sulanmalar Hastalık Belirtisi Olabilir?
► Uzun sürüyorsa,
► Beraberinde kızarıklık, batma, görme azlığı gibi şikayetler varsa ,
► Bebek ve küçük çocuklarda uzun süre devam ediyorsa bir hastalığın belirtisi olabilir.
Hangi Hastalıklarda Sulanma Görülebilir?
► Göz yaşı kanalı tıkanıklığında,
► Gözde yabancı cisim varlığında,
► Konjunktiva, kornea ve skleranın tüm enfeksiyonlarında,
► Alerjik hastalıklarda,
► Kontakt lens ile ilgili sorunlarda,
► Göz kuruluğunda,
► Göz kapağı hastalıklarında,
► Doğuştan göz tansiyonu olan küçük bebeklerde görülebilir.

KAŞINTI

Kaşıntı hangi göz hastalıklarında görülür?
► Alerjik hastalıklarda,
► Göz kuruluğunda,
► Göz kapağı hastalıklarında.

YANMA

Hangi Hastalıklarda Yanma Görülebilir?
► Alerjik hastalıklarda,
► Konjunktiva, kornea ve skleranın tüm enfeksiyonlarında,
► Göz kuruluğunda,
► Göz kapağı hastalıklarında.

KIZARIKLIK

Günlük hayatta sık başımıza gelen ve göz hastalıklarında da sık görülen bir belirtidir. Uykusuzluk ve yoğun yakın çalışma sonrasında ki kızarıklıklar normal kabul edilebilir. Bazı kişilerde herhangi bir hastalık olmadan da gözler her zaman normalden daha kızarık olabilir..
Kızarıklık Hangi Hastalıkların Belirtisi Olabilir?
► Gözde yabancı cisim varlığı,
►Konjunktiva, kornea ve skleranın tüm enfeksiyonları,
►Alerjik hastalıklar,
►Kontakt lensle ilgili sorunlar,
►Göz kuruluğu,
►Üveitler,
►Göz kapağı bozukluklarının bir belirtisi olabilir.

ÇİFT GÖRME

Çift görme çok geniş bir hastalık grubunda görülebilen bir belirtidir.
Sebepleri:
► Göz kaslarını ve sinirlerini etkileyen hastalıklar : Diabet, multipl skleroz, beyin kanamaları, beyin damarı tıkanmaları, tiroid hastalıkları, geçirilmiş ameliyat ve travma..
► Göz hastalıkları : Kornea düzensizlikleri ve lekeleri, retina dekolmanı, maküla hastalıkları..
Tedavi :
Öncelikle çift görmeye sebep olan hastalık tedavi edilmelidir. Çift görme tedavisi gözlükler, prizmatik camlar ve cerrahiyle yapılabilir
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
okaaan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Çocuklarda İştahsızlık Modern ve Bitkisel İlaçlar okaaan Sağlıklı Yaşam ve Hastalıklar 0 28-12-2009 05:21 PM
Tedavisi Olmayan Türk Hastalıkları yanlız_gezen Komik Yazılar 1 23-11-2008 08:41 PM
Türkçe Dilbilgisi konu anlatımlarının hepsi Délicate Türkçe 9 07-10-2008 02:26 PM
Hepsi Bir 49.Bölüm [20.05.2008] Download + Caps Un4given Diğer Yerli Diziler 0 21-05-2008 09:05 PM
Hepsi Bir 47.Bölüm (06.05.2008) Download + Caps Un4given Diğer Yerli Diziler 0 07-05-2008 06:42 PM


WEZ Format +3. Şuan Saat: 01:21 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc.