Frmsanal

Frmsanal.com

Sanal Dünyanın Efendisi

Go Back   Frmsanal > Bilgisayar & Program Arşivi > İşletim Sistemleri
  #1 (permalink)  
Alt 04-08-2017, 14:26
Administrator
 
Üyelik tarihi: Feb 2017
Mesajlar: 41
Un4given isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart Bilgisayarlarda Kullanılan İşletim Sistemleri






Bizler okulda ve evde sürekli bilgisayar kullanan öğrencileriz ayrıca bilgisayar üzerine eğitim veren lisede eğitim görmekteyiz. Çoğu bilgisayarda genelde Windows işletim sistemi kullanılması sonucunda acaba başka işletim sistemleri kullananlar var mı sorusunu kendimize sormaya başladık. Bununla birlikte işletim sisteminin ne olduğunu, kullandıkları işletim sistemini faydalı bulup bulmadıkları, diğer işletim sistemlerinden haberdar olup olmadıkları, ülkemizde TÜBİTAK tarafından geliştirilen Pardüs işletim sisteminden haberdar olup olmadıklarını içeren bir dizi konunun araştırılmasının iyi olacağını düşündük.

Giriş

Bilgisayarın Tanımı
Bilgisayar; aldığı verileri önceden yüklenmiş belirli programlara göre, mantıksal ve aritmetiksel işlemleri kullanarak işleyen, bilginin sonucunu çıkartan ve bu verileri uygun ortamlarda saklayabilen ve yine istenildiğinde geri getirilebilen elektronik bir cihazdır.


Bilgisayar temel olarak donanım ve yazılım olmak üzere iki yapıda ele alınır
Donanım (Hardware): Bilgisayarın fiziksel yapısını oluşturan parçalardır.
Yazılım (Software): Donanımsal parçaların çalışma ve işlemleri gerçekleştirme prosedürlerini belirleyen ve kullanıcı ile iletişimini sağlayan yapıdır.
Ana Kart (Mainboard / Motherboard)


Ana kart bilgisayarın donanımsal parçalarının birbirleri ile iletişimlerini sağlayan baskı devreli veri yoludur. Bu baskı devreli kart Merkezi İşlem Biriminin (CPU) diğer tüm birimler iletişimini sağlamaktadır. Bilgisayarlarda Merkezi İşlem Birimi, Bellek (RAM) ve diğer birimler anakart'a bağlı olarak çalışmaktadırlar. Diğer birimler örneğin veri depolama üniteleri, ekran ve ses kartları gibi parçalar kablo veya takılabilir (plug‐in) kart olarak anakart'a bağlanabildikleri gibi yerleşik (on board) sistemlerde bazı çevre birimler anakart üzerinde bütünleşik olarak da bulunabilmektedirler. Anakart'ın en önemli parçası Merkezi İşlem Birimini destekleyen yonga seti (chipset) dir.Yonga seti, Merkezi İşlem birimi, veri yolları ve diğer parçaların iletişimini koordine eden bir mikroişlemcidir. Anakart'ın özelliklerini ve kapasitesini belirleyen parçadır.Merkezi İşlem Birimi/ İşlemci (CPU / Processor) Bilgisayarın veri işleyen ve program komutlarını gerçekleştiren
bölümdür.


Bellek (RAM)

Rastgele erişimli hafıza, bilgisayarlarda kullanılan bir tür veri depolama ünitesidir.
Çevre Birimleri


Bilgisayarı oluşturan temel parçaların dışında kalan, kullanıcı kolaylığı sağlayan yada bilgisayara yeni özellikler katmak için kullanılan elektronik veya mekanik parçaların tümü çevre birimleri olarak tanımlanmaktadır. Genel olarak giriş birimleri, çıkış birimleri ve iletişim birimleri olarak 3 ana gruba ayırabilirler.
Veri Depolama Üniteleri
Veri depolama üniteleri çevre birimlerin hem giriş hem çıkış birimleri altında yer almaktadırlar. Bilgisayarda genel olarak kullanılan veri depolama üniteleri, kullandıkları kayıt ve okuma teknolojilerine göre manyetik, optik ve elektronik olarak 3 farklı grupta ele alabiliriz.


İşletim Sistemi Nedir ve Niçin Kullanılır?


Kullanıcı ile bilgisayar arasında bir köprü görevi yürüten ve donanıma en yakın yazılım birimi olan işletim sisteminin ayrıntılarını incelemeye geçmeden önce, bir bilgisayar sisteminin yapısını genel olarak ele almak gerekmektedir.
Bir bilgisayar sisteminin genel olarak 4 bileşeni vardır.
- Donanım (İşlemci (CPU), belek ve I/O üniteleri gibi)
- İşletim Sistemi (Ms-Dos, Unix, OS/2 gibi)
- Sistem Yazılımları (Derleyiciler, Veritabanı ve Network Yazılımları)
- Uygulama Yazılımları (Kullanıcıların kendi geliştirdikleri yazılımlar)


Modern bir bilgisayar sistemi, bir veya birden fazla işlemci (ya da diğer bir söylemle “CPU”), gerçek bellek (RAM), saatler, terminaller, diskler, bilgisayar ağı (network) birimleri, yazıcı üniteleri, CD sürücüsü, disket ve teyp üniteleri gibi I/O ünitelerinden oluşmaktadır. Doğal olarak bir bilgisayar sistemi oldukça karmaşık bir yapıdadır.


İşletim Sisteminin Tanımı


En büyüğünden en küçüğüne, bütün genel amaçlı bilgisayarlarda çalışan programlar, bir işletim sistemine gereksinim duyarlar. Bu yüzden bilgisayarlarda herhangi program çalıştırılmadan önce İşletim Sistemi ile programların ana belleğine (RAM) yerleştirilmeleri gerekir. Bu işlem genellikle bilgisayar ilk açıldığı zaman otomatik olarak yapılır ve HHD’ deki İşletim Sistemi ana belleğe yüklenir.


Bir işletim sisteminden beklenen hizmet, donanım ve yazılım kaynaklarının uyumlu ve verimli bir şekilde birlikte işletilmesidir. Örneğin kullanıcı Cobol veya Pascal dili ile geliştirdiği uygulama programını, bir bilgisayar sisteminde çalıştırabilmesi için, uygulama programı ve verilerini yazabileceği bir disk ünitesi, verilerini yazdıracağı yazıcı ünitesi, bu programı işletecek işlemci (CPU) ve gerçek bellek gibi donanım birimlerinin yanı sıra derleyici (compiler), yükleyici (loader) ve network yazılımları gibi yazılım birimlerine de ihtiyaç vardır.


İşletim sistemini, bir bilgisayar sisteminde kullanıcı ile iletişim kurarak, donanım ve yazılım nitelikli kaynakların kullanıcılar arasında adil bir biçimde paylaştırılmasını ve donanım ile yazılım birimlerinin etkin bir biçimde kullanılmalarını sağlayan sistem programları topluluğuna denir.
İşletim Sistemi, bilgisayar donanımı ile bilgisayar kullanıcısı arasında bir arayüz (interface) görevini gören programlar topluluğudur. Bu programlar topluluğunun genel amacı, bilgisayar kullanıcılarına programlarını çalıştırabilecekleri ortamı yaratmak ve bilgisayar sisteminin etkin ve verimli olarak kullanılmasını sağlamaktır.


İşletim Sistemlerinin Tarihçesi


İlk gerçek “Sayısal Bilgisayar” İngiliz matematikçilerinden Charles Babbage (1792-1871) tarafından tasarlanmıştır. Ancak onun yaşadığı yıllarda teknoloji yetersizliklerinden, tasarladığı makinelerde işletim sistemleri mevcut değildi. 1.4.1. Birinci Nesil İşletim Sistemleri (1945-1955) Babbage’ ın başarısızlıkla sonuçlanan çalışmalarından sonra, II. Dünya savaşına kadar olan dönemde yok denecek kadar az bir gelişme olmuştur. 1940’ lı yıllarda ise, Harvard Üniversitesinde Howard Aiken; Princeton Üniversitesinde, John Von Neumann ve Amerika ile Almanya’ daki bazı diğer araştırmacıların çalışmaları sonucunda vakum tüpleri kullanılarak sayısal bazı makinelerin geliştirilmesi mümkün olabilmiştir. Ancak bu geliştirilen makineler son derece büyük ve odalar dolusu on binlerce vakum tüplerinden yapılmış ve bugün evlerde kullanılan bilgisayarlardan yüzlerce kez daha yavaş çalışmaktaydılar. Bu dönemde makinenin hem tasarımını yapan, hem imalatını yapan, hem programlayan, hem işleten ve hem de bakımını yapan hep aynı küçük bir gruptu. Bütün programlama, kontrol panelindeki ilgili yerlere, ilgili kabloları takarak makine dili ile yapılırdı. İşletim sisteminin ise adı bile anılmamaktaydı. Sonraları 1950’ li yılların başında kartlı makinelerin gelişmesi ile programların kartlara yazılıp buradan okutulması sağlanmakla beraber, diğer olaylar tümüyle aynıydı.
İkinci Nesil İşletim Sistemleri (1955-1965)
1950’ li yıların ortasında transistörlerin geliştirilmesi ile büyük bir devrim oldu. Bu dönemde bilgisayarlar müşterilerin işlerini yapabilecekleri düzeye geldiği için üretici firmalar tarafından satılmaya başladılar. Bu yıllarda, bilgisayar tasarımcıları, üreticileri, operatörler, programcılar ve bakım personeli kesin olarak birbirinden ayrıldılar.


Bu makineler yine de çok büyük ve çok pahalı olduklarından, çok büyük kapasiteli klima cihazları ile soğutma gerektirdiğinden ve çok büyük devlet daireleri ya da çok büyük özel sektör kuruluşları tarafından satın alınabildiler. Bu nesil bilgisayarlarda, kullanıcı her bir satırını bir karta yazdığı programını getirip eliyle sistem operatörüne verirdi.


Operatör kartları kart okuyucu cihazında okutur ve okunmuş seklini teyp bantına aktarırdı. Sonra sisteme derleyici bantını yükler ve arkasından da kullanıcının programının bulunduğu bantı yükleyerek derleme işlemini yapardı. Bu derleme işlemi tamamlandıktan sonra programın çalıştırılabilir halini 3. banta çıkar ve bunu tekrar sisteme götürüp çalıştırarak programın sonucunu yazıcıdan yazdırırdı.
Bu dönemde bundan sonra sağlanan en büyük aşama, derleyicinin bir defa yüklenmesinden sonra, çok sayıda farklı programcının programlarının 1 bant üzerine arka arkaya yüklenip çalıştırılması olanağı ile Yığın İşlem (Batch Processing)kavramının getirilmesi ve uygulamaya koyulmasıdır. Bundan önce bilindiği gibi her programcının programı için derleyici bantınıda bir defa yükleme zorunluluğu vardı. Bu nesil bilgisayarlar bilimsel ve mühendislik işleri için ve Fortran dili ile kullanılırdı. İşletim sistemi ise IBM’ in geliştirdiği ve 7094 makinelerin de kullanılan IBSYS’ di.


Üçüncü Nesil İşletim Sistemleri (1965-1980)


1960’ lı yılların başına kadar üretici firmalar iki farklı üretim çizgisinde gittiler. Bir taraftan mühendislik ve bilimsel işlerde kullanılan bilgisayarlar, diğer taraftan da bankacılık ve sigortacılık şirketleri gibi ticari kuruluşlar tarafından kullanılan bilgisayarlar üretildi.
Ancak bu durum çeşitli sorunlar yarattığından IBM firması bu iki farklı yaklaşımı tek bir yapı üzerinde birleştirmek ve sorunları gidermek amacı ile 360 mimarisini duyurdu. Bu nesil bilgisayarların mimari yapısındaki en önemli yenilik transistörlerin yerine entegre devlerin kullanılmış olması idi. Böylece makinelerin boyutları küçülürken, çıkardıkları sıcaklıkta binlerce kat azalmıştı. Bununla beraber kullanım açısından bu mimari yapının getirdiği en önemli yenilik ise “mutiprogramming” tekniği idi.


Eski nesil bilgisayarlarda, kart ya da bant okuma süresi boyunca CPU tamamen boş olarak beklemekte iken, bu nesilde belleğin parçalara ayrılıp, her parçada başka bir programın çalıştırılması sayesinde, örneğin bir program teypten okuma yaparken CPU atıl (boş) olarak durmamakta ve diğer programın gereksindiği hesaplama işini yapmakta idi.


Üçüncü nesil bilgisayarların getirdiği bir diğer önemli özellikle, aynı anda gelen çok sayıda program destelerinin, kendinden önce gelenin çalışıp bitmesini beklemeden arka arkaya okutulup disk üzerinden sıra ile çalışmayı beklemelerinin sağlanması idi. Bu olanağa “SPOOLİNG” (Simultaneous Peripheral Operation On Line) adı verilmiştir. Spooling tekniği, yazıcı gibi paylaşımlı kullanıma uygun olmayan ünitelerin kullanıcılar tarafından hiç beklemeksizin kullanabilmelerine olanak sağlamıştır.


Örneğin var sayalım ki, aynı bir yazıcıda yazılmak üzere aynı anda 3 farklı kullanıcı programı tarafından 3 tane çıktı gönderilse ne olur? Eğer işletim sistemi ve onun kaynakları yöneten fonksiyonları olmasaydı, kağıt üzerinde ilk 5 satır mesela 1. kullanıcının, sonraki bazı satırlar 2. kullanıcının ve diğer bazı satırlar da 3. kullanıcının olurdu ki bu tam bir kaos yaratırdı. İşte işletim sistemi örneğin sahip olduğu Spooling mekanizması sayesinde bu kullanıcılar tarafından gönderilen işleri disk üzerinde sıra ile biriktirir ve yazıcı ünitesinden de sıra ile birbirine karışmadan yazdırır.


Özet olarak Spooling; Paylaşımlı kullanıma uygun olmayan çevre ünitelerinin, kullanıcılar arasında birbirlerini beklemelerine gerek olmaksızın paylaşıyorlarmış gibi kullanmalarını sağlar. Hız bakımından birbirinden çok farklı üniteleri arasındaki bilgi transferinin etkin bir şekilde yapılabilmelerini sağlar.


Yine üçüncü nesil bilgisayarlarla gelen diğer bir özellik zaman paylaşımıdır (Time-Sharing). Bu yazılım teknolojisi ile de, aynı anda çok sayıda kullanıcının terminalleri başındayken çalıştırdıkları işlere yada terminal vasıtası ile olmasa da sistem üzerinde yığın işlem “Batch Processing” olarak çalıştırılan işlere CPU’ nun sıra ile ve kısa sürelerle tahsis edilmesi sağlanabilmiştir. Bu sayede hem sistemde çalıştırılan işlerin hepsi CPU’ yu kısa aralıklarla kullanabilmiş olmakta, hem de sistemde çalışan örneğin ekran başında oturan kullanıcılar CPU’ nun yalnızca kendilerine servis verdikleri hissine sahip olurlar.


Dördüncü Nesil İşletim Sistemleri (1980- )


LSI (Large Scale Integration circuits) entegre devrelerinin gelişmesi ile ve binlerce transistörü ihtiva eden chiplerin 1 cm2 üzerine yerleştirilmesi ile kişisel bilgisayar (PC – Personal Computer) devri doğmuş oldu.
O dönemdeki kişisel bilgisayarlar mimari bakımından mini bilgisayarlardan farklı olmamakla beraber, fiyatı bakımından çok daha ucuzdular. PC’ lerin gelişmesi ve bunlar üzerinde çalışabilecek yazılımların, hiç bilgisayar bilgisi olmayan kişiler tarafından da kullanılabilir olması bu nesil bakımından evrim olmuştur. Bu nesilde iki tane işletim sistemi sektöre hakim olmuştur. Bunlardan bir tanesi Ms-Dos, diğeri de Unix’ dir.
1980’ li yılların ortalarında ilginç bir teknolojik yapılanmada başlamıştır. PC’ lerin Ağ İşletim Sistemleri (Network Operating System) ve Dağıtık İşletim Sistemleri Distributed Operating System) ile kullanılmaya başlamasıdır.
Bir ağ işletim sisteminde, kullanıcılar ortamda çok sayıda bilgisayarın mevcut bulunduğunun farkında olurlar ve aynı zamanda uzaktaki başka bilgisayarlara Uzaktan Bağlanma (Remote Login) olabildikleri gibi dosyalarını bir bilgisayardan diğerine kopya edebilirler. Ağ işletim sistemindeki, en önemli özelliklerinde biri de, her makinanın kendi yerel işletim sistemi tarafından işletilmesi ve her makinenin kendi kullanıcılarına sahip olmasıdır.


Dağıtık işletim sistemlerin de, bunun tersine, gerçekte ortamda çok sayıda CPU, olduğu halde, ortamın kullanıcıya sadece geleneksel tek işlemcili gibi görünmesidir. Bir gerçek dağıtık sistemde, kullanıcılar programlarının nerede çalıştırıldığının ve dosyalarının nerede yerleşmiş olduğunun farkında olmazlar. Bu işlemlerin hepsi otomatik olarak ve etkin olarak işletim sistemi tarafından gerçekleştirilir.





Amacı

İşletim sistemi, bilgisayar donanımının doğrudan denetimi ve yönetiminden, temel sistem işlemlerinden ve uygulama programlarını çalıştırmaktan sorumlu olan sistem yazılımıdır. Diğer tüm yazılımların belleğe, girdi/çıktı aygıtlarına ve kütük sistemine erişimini sağlar. Birden çok program aynı anda çalışıyorsa, işletim sistemi her programa yeterli sistem kaynağını ayırmaktan ve birbirleri ile çakışmamalarını sağlamaktan da sorumludur.


Bizler bu bağlamda Gökçeada'da bilgisayar kullanıcılarına çeşitli sorular sorarak
-Neden bu işletim sistemlerini kullanıyoruz?
-Bu İşletim Sistemini kullanmayı nasıl düşündük?
-Ne zamandan beri bu işletim sistemi kullanılıyor?
-Bu işletim sistemini nerede (evde, ofiste, kamu kurumlarında) kullanıyoruz?
-Bu işletim sistemini kullanmamıza kim aracı oldu?
Sorularına bilimsel cevaplar aramaya çalıştık.
Ayrıca "İşletim Sistemleri" kelimesine yabancılık çekenlere ise bir parça olsun farkındalık yaratmaya çalıştık.



Yöntem

Bu araştırma için Gökçeada'da yaşayan 100 kişi ile bir çalışma grubu oluşturuldu. Soruları içeren bir anket hazırlandı. Gökçeada İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden onay alarak ada sakinlerine bu anketi uyguladık. Bilgisayar kullanıcılarıyla sürekli görüştük, örnek projeleri inceledik. Konu ile ilgili litaratürleri taradık, gözlemler yaptık.





Sonuç ve Tartışma




Anketimize ve çalışmalarımıza katılan 100 kişiden %82'si bayan, %18 baydır. bu durumun nedenlerini sorgularsak erkek katılımcılar anket çalışmalarına fazla katılmak istememişlerdir. Anketimize katılan katılımcıların %46’sı üniversite %48’i Ortaöğretim ve %6 sı İlköğretim mezunudur, %52’si 22 yaş üstü %19’u 14- 17 yaş %29’u ise 18-21 yaş arasındadır. Anketi genel olarak adada yaşayan rastgele seçilen kişilere uygulanmıştır.

Anket katılımcılarına hangi işletim sistemini kullandıklarını sorduğumuzda katılımcıların tamamı Windows işletim sistemini kullandıklarını en çokta Windows 7 kullandıklarını belirtmişlerdir. Katılımcılar işletim sistemini kullanmanın faydalı olduğunu belirtmişlerdir.





Anket katılımcıları genel olarak bilgisayarlarında kullandıkları işletim sistemini iyi ve çok iyi kullandıklarını %48 yalnızca %8’nin işletim sistemini kullanamadıklarını belirtmişlerdir. Son zamanlarda ki popüler işletim sistemlerinden Gökçeada sakinleri haberdardır. Anket katılımcılarının % 93’nün evde ofiste kullanabildikleri bilgisayar vardır.




Anket katılımcılarımızın %63’ ü bilgisayarlarında lisanslı ürün kullanmakta ancak azımsanmayacak sayıda %37’sinin ise lisanssız ürün kullandıkları anlaşılmıştır. Genel olarak katılımcılar kendi öz dilimizle yerli malı bir işletim sisteminin kullanılmamasından %79 oranda rahatsızdır.




Öneriler:
- Araştırma sonucunda bilgisayar için evrensel bir dil kullanılmasının iyi olacağı
- Tubitak’ın PARDUS İşletim sisteminden insanları haberdar edilmesi çünkü anket katılımcıları genelde Windows İşletim Sistemine mahkum olmak istemiyorlar.
- Ülkemizde genç beyinlerin önünün açılması, yeterli ve gelişmiş bir teknolojiye sahip olursak kendi bilgisayarımızı bununla birlikte İşletim sistemimizi dış pazara sunabiliriz.


- Bilgisayar kullanıcılarına lisanssız ürün kullanmalarının zararlarından bahsedilmeli ve tüm bilgisayarlarda lisanslı ürün kullanmak için yönlendirilmelidir.
- İşletim sisteminin iç dosya yapısı kaynak kodları ve hataları Türkçe olursa daha verimli olacağını düşünüyorum.
- Bilgisayarda çıkan herhangi bir hata ve arıza durumunda işletim sisteminin verdiği hata komutları ingilizce olmasından dolayı sorunun çözümü zaman almaktadır.
Bu araştırmada12-20 yaş arasındaki ortaöğretim öğrencilerinin interneti hangi amaç için kullandıklarını ve nedenleri üzerinde durmaya çalıştık. Bu araştırma için Gökçeada'da eğitim gören toplam 100 öğrenci ile bir çalışma grubu oluşturuldu. Bulgular genel olarak incelendiğinde anket uyguladığımız öğrencilerden internet üzerinden radyo dinlediklerinin oranının %25; kendi oluşturdukları metin görüntü fotoğraf video müzik vb. içerikleri herhangi bir web sitesine paylaşmak üzere yükleme yapanların oranının %82; oyun, müzik, film, görüntü indirme ve oynatma yapanların oranının %92; internet üzerinden telefonla görüşme yapanların oranının %72; sağlıkla ilgili bilgi arayanların oranının %76 olduğu, okul üniversite mesleki kurslar ile ilgili faaliyetler için bilgi arama yapanların oranının %91; herhangi bir konuda bilgi almak için kullananların oranının %74 olduğu; iş arama veya iş başvurusu yapmak için çok fazla kullanılmadığı belirlendi.
Öğrencilere internet kullanmanın olumsuzlukları sorulduğunda ders çalışma, ödev, proje hazırlama, kitap okuma gibi etkinliklere fazla zaman ayıramadıklarını belirtmişlerdir.



Kaynaklar

Windows
- Windows Vista - Windows Vista tanıtım sitesi.
- Windows Vista: Yardım ve Nasıl Yapılır makaleleri - Windows Vista'ya geçiş süreci için kullanıcılara kaynak oluşturabilecek bilgiler içeren resmi yardım sayfası.
- Windows XP - Microsoft Türkiye Windows XP Sitesi.
Linux
- Daima Linux - Linux hakkında çeşitli bilgiler ve dağıtım CD'leri.
- Debian GNU/Linux - Debian GNU/Linux işletim sisteminin resmi sayfası.
- Debian ve Ubuntu dağıtımıylarıyla ilgili makaleler, haberler ve destek forumları içeriyor.
- Debian Türkiye - İşletim sistemi hakkında Türkçe bilgiler, yardım konuları ve forum yer alıyor.
- Gelecek Linux - Gelecek Bireysel Linux ve Gelecek Kurumsal Linux olmak üzere iki farklı yerli dağıtım.
- Linux Dağıtımları Hakkında - Linux işletim sistemi dağıtımları hakkında bilgiler. Sohbet odası ve forum.
- Linux Dünyası - Linux dağıtımları ve paketlerine kolay erişim sağlayan site. [Türkçe, İngilizce, Almanca]
Pardus
- TÜBİTAK tarafından geliştirilen dağıtım hakkında bilgi alınabilen ve dağıtımın indirilebildiği resmi web sitesi
- Slackware GNU/Linux işletim sistemi hakkında Türkçe bilgiler ve belgeler.
- SuSE Linux OS Türkiye - Novell tarafından geliştirilen SUSE dağıtımını tanıtmayı amaçlayan bir site.
- Truva Linux - Türkiye'de geliştirilen, Slackware tabanlı ve Türkçe bir Linux dağıtımı olan Truva Linux'un web sayfası.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:14.


Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0