Forumdan En İyi Şekilde Faydalanmak İçin KAYIT Olmanız Gerekmektedir.    
Sanal Dünyanın Efendisi

Frmsanal.com

Sanal Dünyanın Efendisi

Nevşehir ili Tarihi ( Kapadokya )

 Envai Çeşit & Genel Kültür & Hasbihal & Eğlence Katagorisinde ve  Benim Memleketim Forumunda Bulunan  Nevşehir ili Tarihi ( Kapadokya ) Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Y apilan kazilardan elde edilen bilgilere göre Nevsehir Ili'nin M.Ö 3000 yillara kadar uzanan bir tarihi oldugu anlasilmaktadir. Buralari tarih ...

Geri git   Sanal Dünyanın Efendisi > Envai Çeşit & Genel Kültür & Hasbihal & Eğlence > Benim Memleketim

Benim Memleketim Adana'dan Düzce'ye kadar tüm yönleriyle şehirlerimiz..


Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-05-2008   #1 (permalink)
Webmaster
 
Un4given - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 8,214
Un4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond repute

Ruh Hali
Tired

Standart Nevşehir ili Tarihi ( Kapadokya )


Yapilan kazilardan elde edilen bilgilere göre Nevsehir Ili'nin M.Ö 3000 yillara kadar uzanan bir tarihi oldugu anlasilmaktadir. Buralari tarih öncesi çaglardan beri yerlesmeye sahne olmustur. Yöreye KAPADOKYA denirdi. Nevsehir Ky&zilirmak'in güneyinde olup Hititler'in egemenligine M.Ö 2000 yillarindan sonra yayildilar.

Hitit Imraratorlugu M.Ö. 1150 yilinda dagilinca Asurlarin etkileri Nevsehir 'e kadar uzandi. M.Ö.7.yüzyilda,bütün Anadolu gibi Iran (pers) Imparatorluguna katildi. Baskent Persopolis'ten yola çikan Iran imparatoru Kiros (Kurus) M.Ö 546'da Nevsehir'i de aldi. M.Ö.333 yilinda Makedonya Imparatoru Büyük Iskender,Iran imparatorlugunu yikip burasini kendi topraklarina katti. Iskender'in ölümünden sonra Roma Imparatorlu'na kadar Iskender'in generallerinden Seleskovlar, Kapadokya Kralligi tarafindan yönetildi. Bölge M.Ö. 1.yy'da Roma egemenligini tanidi. M.S.395 yilinda Roma Imparatorlugu'nun ikiye ayrilmasindan sonra 1077'de Anadolu Selçuklu Devleti kurulunca,bu topraklar da Orta Asya'dan gelen Türk egemenligine girmistir.

Kapadokya yöresi 1071'den önce özellikle 7 ve 8.yy'larda dogudan Iran-sasani, güneyden gelen arap-islam akinlarina hedef olmustur. Hititler döneminde kalma yörede bulunan 200'e yakin yeralti sehri bu akinlar zamaninda gelistirilmis tir. 1071 Malazgirt Savasi'ndan sonra bölge çogunlukla Anadolu Selçuklu Devleti' nin elinde kaldi. 1308 yilinda Anadolu Selçuklu Devleti yikilinca Mogol istilasina ugramistir. Yöre halki Acem ve Arap kültürüne karsi çikmistir. 13.yy'da Horosan'dan gelen Türk düsünürü Haci Bektasi Veli'nin çalismalari sonucunda Türkler bölgede egemenliklerini kurmuslardir.

1515 yilinda Yavuz Sultan Selim,Dulkadirogullari Beyligine son verip eski Kapadokya'yi kesin olarak Osmanli Imparatorlugu'nun yönetimine almistir. Osmanlilar döneminde bölgede önemli olaylar geçmemistir. Gerek Selçuk,gerek se Osmanli dönemlerinde yörede pek çok kervansaray,camii ve medrese yaptirilmistir. Hititler döneminde Kahve Dagi eteklerinde bulunan Nevsehir'in o günkü adi "NYSSA"dir. Osmanli dönemin Nissa'nin yakinlarinda MUSKARA adinda bir köy kurulmustur. Osmanli Sadrazami Damat Ibrahim Pasa Muskarali olup görevi aldgug yillar arasinda Muskara Köyü ve çevre köy kasabalarla gelistirerek yenisehir anlamina gelen NEVSEHIR adini alir. 20 Temmuz 1954 yilina kadar Nigde ilinin bir ilçesi olan Nevsehir bu tarihte il olmustur.

Nevsehir'e 13 km.uzaklikta Avanos,Ürgüp ve Nevsehir üçgeni içerisinde bulunan Göreme kasabasinin 2 km.do§usunda yer alan kaya yerlesim merkezidir. Bölgede ilk yerlesme Aziz Paulos'un dinini yaymaya ve ibadet yapmaya son derece elverisli bir yer oldugunu söylemesiyle baslar. Tarihi varlik ve dogal güzelliklerin iç içe girdigi dünyada örnegi olmayan bir vadidir. Vadi Erciyes Volkani'nin püskürttügü dogal asinma ile ortaya çikmis ilginç engebeli bir doga ve bu olusumlar içine oyulmus yapilar bütünüdür. Vadide çok sayida kilise, manastir ve konut vardir. Bu yapilar, yumusak tüf kaya bloklarinin içine oyularak yapilmistir. Burada ilk kaya kiliseler I.yy.'da oyulmaya baslanmis X.yy.'da hizli bir gelisme yasanmistir. Tüm yapilarin girisleri basit at nali kemerlidir. Kiliseler basit planlidir.

Manastirlarin yemekhane, kesis odalari, kiler, mutfak, sapel bölümleri vardir. Kiliseler kayalara oyularak yapilmasinin yanisira freskleriyle de ünlüdür. Bu kiliselerde günümüzde de parlakligini ve renklerini koruyan yer yer dökülmüs frenkslerin altida kirmizi bezmeler vardir.Bunlar Bizans sanatinda ikonoklastik dönem diye adlandirilan,bütün dini resim ve heykellerin yasaklan digi dönemde(725-843)yapilan sembolik resimlerdir.Resimler balik,horoz,üzüm gibi dönemin baslica dinsel simgeleridir IX yy.ikinci yarisinda bu yasagin kalkmasiyla kutsal kitabin konulari ve din büyükleri resmedilmeye baslandi. Bölge yerlesim yeri olarak XII.yy.'da önemini yitirmeye baslamistir.Ancak kesislerin inzivaya çekildikleri bir yer olmustur.


Elmali Kilise: Kilisenin adi,günümüzde mevcut olmayan asil girisin disindaki elma bahçesinden almaktadir. Elmali Kilise dört sütunlu,çapraz tonozlu büyük ve küçük apsidleri ile merkezi kubbeli basit planli bir kilisedir. Duvarlari XI. ve XII.yy.'larda siva üstüne yapilmis fresklerle süslüdür. Freskler Isa,Meryem,azizler,hamariler,Isa'nin dogumu,vaftizi,lazar'i,dirilisi son aksam yemegi,çarmiha gerilisi,göge yükselisi,yeniden dogusu gibi konusunu Incil ve Isa'nin yasantisindan alan tasvirlerdir. Yer yer dökülmüs fresklerin altinda ikonoklastik dönemde yapilmis sembolik kirmizi bezemeler vardir.

St.Barbara Sapeli: Elmali Kilisenin bulundugu kaya blokunun arkasinda,iki sütunlu,çapraz tonozlu bir Sapeldir.sapelin duvarlarinda ikonoklasik döneminde yapilmis kirmizi bezmeler halinde sembolik figürler vardir.Bunlardan horoz iki malta haçi arasinda kus ve göz tasviri dikkat çekicidir.Ayrica sapelde IX.yy.'da yapilmis günümüzdede parlaklligini koruyan freskler vardir.

Karanlik Kilise: Narteks'teki kÜÇÜk bir pencereden Çok az ISIk aldIGI iÇin KaranlIk Kilise adini almistir.Dar bir döner merdivenden besik tonozlu bir nartekse girilir. Buradan ana kiliseye geçilir.Bir büyük,iki küçük yan absidi vardir.Dört sütunlu ve çapraz tonozludur.Bölgenin freksleri en iyi korunmus kilisesidir.

Yilanli Kilise: Besik tonozlu ve düz tavanli iki bölümden olusur.IX.yy.da yapilmistir. Ancak tamamlanmamistir.Freksleri dogrudan duvar üzerine yapilmistir.Girisin karsisindaki duvarda Isa tasviri,sol duvarda,Imparator Konstantin ile Helena büyük bir ortodoks haçi ile görülür.Bunun yaninda St.George ve St.Thedor'un yilani öldürüsü tasvir edilmistir.



Çarikli Kilise: iki sutunlu bir kilise olmakla birlikte çapraz tonoz kullanilmistir. Freks lerin konusu digerleriyle hemen hemen aynidir. Farkli olarak çarmiha gidis,çarmihtan alinis ve tevrattan Hz.Ibrahim'in misafirperverligi resmedilmistir. Isa'nin göge yükselisi freksi altinda bulunan ayak izlerinden dolayi Kilise bu adi almistir.

Tokali Kilise: Adini girisinde bulunan tokadan almistir.Toka yakin bir zamanda çalinmistir Daha önce bahsedilen kiliselerin ço§u XI.yy.kiliselerdir.Tokali Kilise ise X. yy.'da yapilmistir. Narteksteki freskler X.yy.ilk yarisinda,ana mekendakiler ise ayni yy.'in ikinci yarisinda yapilmistir.Bölgenin enbüyük mekanli kiliselerinden biridir. Besik tonozlu,uzunlamasina bir narteksi ile enlemesine bir nefi vardir.Bu enlemesine nefin uzun yüzünde kemerlerle birbirine bagli dört sütun,sütunlarin ardinda yükseltilmis bir koridor,koridordan sonra büyük absid ile iki küçük yan absid yer alir.

Küçük Sapel (St.Basil): Göreme açik hava müzesinin girisindedir.Besik tonozlu dikdörtgen selanin uzun sol yüzünden bir büyük absis,yanlarinda iki küçük absis vardir. Duvarlarinda ikonoklastik dönemden kalma figürler ve daha sonra harç kullanilmadan dogrudan duvar üzerine yapilan resimler vardir.

Elnazar Kilisesi: Erozyon yüzünden yikilmistir. Duvarlarda XI.yy.freskleri vardir.

Sakli Kilise: XI.yy. kilisesidir. Fresklere dogrudan kayaya yapilmistir.
Kizlar ve Erkekler Manastirlari: Göreme açik hava müzesinin sol tarafindaki manastir kizlar,sag tarafinda ki erkekler manastiridir.Kizlar manastirinin ikinci katinda bir sapel vardir. Manastirin yemekhane,kiler ve mutfak tahrip olmus durumdadir.Manastirin içinde bulunan odalar birbirine tüneller ile baglidir. Savunmayi kolaylastirmak amaciyla büyük degirmen taslari kapi olarak yerlestirilmistir.Erkekler manastirida ayni planda yapilmistir.



Kiler-Mutfak-Yemekhane: Üçü yanyanadir.Birbirine olanagi vardir.Birinci yapi kiler olarak kullanilmistir.Erzaklari koymak için küçük oyuklar yapilmistir. Ikinci yapi mutfaktir.Kilerle yemekhanenin arasindadir. Yörede hala kullanilan ve tandir adi verilen ocagin aynisi vardir. Ikinci yapi yemekhanedir.Girisin sol tarafinda 40-50 kisinin oturacagi yerler vardir.Yemekhanede tastan masa ve siralar bulunmaktadir.Yüksek rütbeli din görevlisinin oturdugu masanin basi freski ile bezenmistir Masanin sag tarafinda tabanda üzüm ezmek için kullanilan oyuklar vardir.









[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Göreme'den bir manzara

Kapadokya, (Pers dilinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelir). Bölge 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır.
İnsan yerleşimi Paleolitik döneme kadar uzanmaktadır. Hititler'in yaşadığı topraklar daha sonraki dönemlerde Hırıstiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Kayalara oyulan evler ve kiliseler bölgeyi Hıristiyanlar için devasa bir sığınak haline getirmiştir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Kapadokya'daki taş formasyonlarının Türkçe'de niçin "Peri bacaları" diye adlandırılmış olduklarını gösteren bir manzara.


Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları'nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya'nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu'nun da önemli kavşaklarından biridir.
MÖ XII. yüzyılda Hitit İmparatorluğu'nun çöküşüyle bölgede karanlık bir dönem başlar. Bu dönemde Asur ve Frigya etkileri taşıyan geç Hitit Kralları bölgeye egemen olur. Bu Krallıklar MÖ VI. yüzyıldaki Pers işgaline kadar sürer. Bugün kullanılan Kapadokya adı, Pers dilinde "Güzel Atlar Ülkesi" anlamına geliyor. MÖ 332 yılında Büyük İskender Persleri yenilgiye uğratır, ama Kapadokya'da büyük bir dirençle karşılaşır. Bu dönemde Kapadokya Krallığı kurulur. MÖ III. yy. sonlarına doğru Romalıların gücü bölgede hissedilmeye başlar. MÖ I. yy ortalarında Kapadokya Kralları, Romalı generallerin gücüyle atanmakta ve tahttan indirilmektedir. MS 17 yılında son Kapadokya kralı ölünce bölge Roma'nın bir eyaleti olur.
MS III. yy'da Kapadokya'ya Hıristiyanlar gelir ve bölge onlar için bir eğitim ve düşünce merkezi olur. 303-308 yılları arasında Hıristiyanlara uygulanan baskılar iyice artar. Fakat Kapadokya baskılardan korunmak ve Hıristiyan öğretiyi yaymak için ideal bir yerdir. Derin vadiler ve volkanik yumuşak kayalardan oydukları sığınaklar Romalı askerlere karşı güvenli bir alan oluşturur.
IV. yy, daha sonra "Kapadokya'nın Babaları" olarak adlandırılan insanların, dönemi olur. Fakat bölgenin önemi, III. Leon'un ikonları yasaklamasıyla doruk noktasına ulaşır. Bu durum karşısında, ikon yanlısı bazı kişiler bölgeye sığınmaya başlar. İkonoklasm hareketi yüz yıldan fazla sürer (726-843). Bu dönemde birkaç Kapadokya kilisesi İkonoklasm etkisinde kaldıysa da, ikondan yana olanlar burada rahatlıkla ibadetlerini sürdürdüler. Kapadokya manastırları bu devirde oldukça gelişir.
Yine bu dönemlerde, Anadolu'nun Ermenistan'dan Kapadokya'ya kadar olan Hıristiyan bölgelerine Arap akınları başlar. Bu akınlardan kaçarak bölgeye gelen insanlar bölgedeki kiliselerin tarzlarının değişmesine sebep olur. XI. ve XII. yüzyıllarda Kapadokya Selçukluların eline geçer. Bu ve bunu takip eden Osmanlı zamanlarında bölge sorunsuz bir dönem geçirir. Bölgedeki son Hıristiyanlar 1924-26 yıllarında yapılan mübadeleyle, arkalarında güzel mimari örnekler bırakarak Kapadokya'yı terkettiler.

Kapadokya'nın jeolojik oluşumu

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Tatlarin-Nevşehir



60 milyon yıl önce 3. Jeolojik devirde Toroslar yükseldi. Kuzeydeki Anadolu Platosu'nun sıkışmasıyla yanardağlar faaliyete geçti. Erciyes, Hasandağı ve ikisinin arasında kalan Göllüdağ, bölgeye lavlar püskürttü. Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu. Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakasıyla örtüldü. Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı. Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı. Isınan ve soğuyan hava ile rüzgârlar da oluşuma katıldı. Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk bir ad yakıştırdı: "Peri bacası".
Bazalt örtüsü olmayan tüf tabakları ise erozyonla vadilere dönüştü. İlginç şekilli kanyonlar oluştu. Daha sonraları insan eli, emeği ve duygusu işe koyuldu. Dokuz-on bin öncesine ait yerleşimlerden ilk Hıristiyanların kayalara oydukları kiliselere, büyük ve güvenli yer altı kentlerine kadar uzun bir dönemde büyük bir uygarlık yaratıldı.
Bölge günümüzde turizm açısından büyük bir öneme sahiptir. Avanos, Ürgüp, Göreme, Akvadi, Uçhisar ve Ortahisar Kaleleri, El Nazar Kilisesi, Aynalı Kilise, Güvercinlik Vadisi, Derinkuyu Yeraltı Şehirleri, Ihlara Vadisi, Selime Köyü, Çavuşin, Güllüdere Vadisi, Paşabağ- Zelve belli başlı görülmesi gereken yerlerdir.Kayalara oyulmuş geleneksek Kapadokya evleri ve güvercinlikler yörenin özgünlüğünü dile getirirler. Bu evler ondokuzuncu yüzyılda yamaçlara ya kayaların ya da kesme taştan inşa edilmişlerdir. Bölgenin tek mimarı malzemesi olan taş yörenin volkanik yapısından dolayı ocaktan çıktıktan sonra yumuşak olduğundan çok rahat işlenebilmekte ancak hava ile temas ettikten sonra sertleşerek çok dayanaklı bir yapı malzemesine dönüşmektedir. Kullanılan malzemenin bol olması ve kolay işlenebilmesinden dolayı yöreye has olan taş işçiliği gelişerek mimari bir gelenek halini almıştır. Gerek avlu gerekse ev kapılarının malzemesi ahşaptır. Kemerli olarak yapılmış kapıların üst kısmı stilize sarmaşık veya rozet motifleriyle süslenmiştir. Yöredeki güvercinlikler 19. yüzyılın sonları, 18. yüzyılda yapılmış küçük yapılardır. İslam resim sanatını göstermek açısından önemli olan güvercinliklerin bir kısmı manastır veya kilise olarak inşa edilmişlerdir. Güvercinliklerin yüzeyi yöresel sanatçılar tarafından zengin bezemeler, kitabeler ile süslenmişlerdir.
Bölge şarapçılık ve üzüm yetiştiriciliği ile de ünlüdür.
__________________
Forever... für immer... pour toujours... Siempre... itsumo...
HER ZAMAN
FRMSANAL



Un4given isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26-01-2009   #2 (permalink)
Üye
 
ryan2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: malatya
Yaş: 22
Mesajlar: 14
ryan2 is on a distinguished road
Standart

teşekkürler insanın memleketi bir başka..ellerine sağlık
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - www.frmsanal.com
ryan2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-01-2009   #3 (permalink)
Webmaster
 
Un4given - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 8,214
Un4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond reputeUn4given has a reputation beyond repute
Standart

Aslen Nevşehirli misin kardeşim?
__________________
Forever... für immer... pour toujours... Siempre... itsumo...
HER ZAMAN
FRMSANAL



Un4given isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-03-2009   #4 (permalink)
Üye
 
şeydanur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Bulunduğu yer: nevşehir
Yaş: 12
Mesajlar: 12
şeydanur is on a distinguished road
bravo

güzeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeel olmuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuş: angry:
__________________
Sanal Dünyanın Efendisi - www.frmsanal.com
şeydanur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 08:10 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0 ©2009, Crawlability, Inc.